KOCAELİ (AA) - Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, "AFAD'ın 2018 Strateji Raporu'nda Türkiye bir afet ülkesi, Türkiye bir deprem ülkesi, bizim tek şansımız var, toplumsal kapasitemizi el birliğiyle yükseltmek." dedi.

KOÜ'nün ev sahipliğinde düzenlenen "6. Uluslararası Deprem Sempozyumu"ndaki (IESKO2019) "Güvenli Şehirler, Afete Dirençli Toplumlar" panelinde konuşan Barış, 20 yıldır afetler konusunda öğretim yaptıklarını söyledi.

Eğitimlerde yapılması gerekenleri söylediklerini ancak bunların hayata geçirilmesi konusunda eksiklikler olduğunu ifade eden Barış, verilen afet eğitimlerindeki korunma pozisyonlarının çöken binalar için olmadığını kaydetti.

Barış, binanın nerede, nasıl yıkılacağını, hangi malzemelerin hayat üçgeni oluşturacağını bilemediklerini dile getirdi.

- "Amacımız toplumsal bilinç"

Toplumsal bilinç oluşturulmasını amaçladıklarını anlatan Barış, eğitim verenlerin akredite edilmesinin öneminden bahsetti.

Barış, eğitimcilerin de eğitilmesinin gerekli olduğunu aktararak, şöyle konuştu:

"İlkokullara hiçbir formasyonu olmayan, o çocuğun seviyesine inmeyen mühendisler ve hocalar gidip afet eğitimi anlatmaya çalışıyor. Bu mümkün değil. Bizim o çocuğun yaşına, psikolojisine inmemiz lazım. Afeti yaşamış insanlarda ruhsal travmalar tetiklenir. Eğer siz kullandığınız dili ve malzemeyi düzgün seçmezseniz, psikologdan destek almazsanız vereceğiniz bilgiler yaralayıcı olur. Küresel ısınma çok önemli. Daha da önemlisi küresel ısınmayla beraber ülkemiz yarı tropik iklime girdi. Sadece seller değil, Karadeniz'de hortumlar görülmeye başlandı. Dolayısıyla yavaş ilerleyen, ileride çocukların, gençlerin ve torunlarımızı etkileyebilecek seviyede afetler var. Bunlara karşı kurumlararası iş birliğine ihtiyacımız var. AFAD'ın 2018 Strateji Raporu'nda Türkiye bir afet ülkesi, Türkiye bir deprem ülkesi. Bizim tek şansımız var, toplumsal kapasitemizi el birliğiyle yükseltmek."

- "Dirençli toplumla beraber dirençli şehirler oluşuyor"

Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Şalcı da 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin milat kabul edildiğini ve bundan sonra eğitim çalışmalarına başlandığını söyledi.

Türkiye tarihinde büyük afetler meydana geldiğini aktaran Şalcı, Türkiye'de afet denilince akla depremin geldiğini kaydetti.

Şalcı, küresel ısınma sonucu diğer afet alanlarında da çalışma yapılması gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Dirençli toplumla beraber dirençli şehirler oluşuyor. Bunu İstanbul odaklı düşünmeye başladık. Düzce'deki sel, küresel ısınmayla birlikte sellerin ve su taşkınlarının ne kadar afet boyutunda meydana gelmeye başladığını hepimize gösterdi. Son 10 yılda verilen istatistiklerde haziran ayının ortasından başlayıp ağustosun sonuna kadar özellikle Karadeniz Bölgesi'nde sellerin ortaya çıktığını ve bu sellerin yüksek miktarda taşkınlara sebep olduğunu, insan ölümüne yol açtığını görmekteyiz. Siz oradaki insana depremi anlatırsanız çok umurunda olmayacaktır, oradaki duyarlılık bu tür durumlara göre yenilenmeli. Verilen eğitimlerin akredite edilmesi lazım."

Küresel ısınmayla bölgelerdeki eğitimleri değiştirmeleri gerektiğini anlatan Şalcı, kurumlarla iş birliği yapılarak doğru bilgilerin insanlara anlatılması gerektiğini bildirdi.

Konuşmaların ardından panelistlere plaket verildi.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner194

banner146

banner182

banner198

banner76

banner181