Terör, insanlık dışı güç kullanımı diye tanımlanabilecek bir olgu. İnsanlık dışı diyorum. Çünkü hiçbir iyi niyetli insanın başvurabileceği bir yöntem değildir.

Terör sadece silahlı güç kullanımı vs diye de sınırlandırılamaz. İyi niyetli olmayan, insanlıktan nasibini alamamış, toplumsal ve sosyal kabul görmeyen, A sosyal, fikir ve düşünceleriyle çözmesi gereken sorunları şiddet yoluyla çözen mekanizmalar terörü uygulamaya koyarlar.

Dün yine canımız yandı. Gencecik ve masum insanlar hayatını kaybetti. Ne için, gözü dönmüş vahşi yaratıkların bitmez tükenmez istekleri ve bir hiç uğruna. Madem bir amacın var. Bu amaç sosyal, siyasal, kültürel, inanç, ırk vs. her ne olursa olsun, koy insanların önüne kabul görürse ne ala, görmezse de sende azınlık olarak fikirsel yönde mücadeleni yap. Bir fikri kabul ettirmek için illa da şiddete başvurmak mı gerekiyor?

Bu tür terör ve şiddet eylemlerine başvurdukça toplumda daha çok istenmeyen, daha itici olma durumundan ileri gidemeyeceksiniz ki! Korku ve baskının dışında kim, hangi aklıselim böyle bir mekanizmada yer alır.

Sizler, masum insanların canına kıydıkça, bireyleri ailelerinden ayırdıkça, birçok çocuğu anasız ya da babasız bıraktıkça toplum sizi her zaman lanetleyecektir. ‘’Amaca varmak için her yol mübahtır.’’ Mantığıyla hareket ettikçe, amaca ulaşma ulaşabilme şansınız da olmayacaktır.

Vakit tezken bırakın o silahları, şiddet ve terör araçlarını, eşleri birbirinden, anneyi-babayı evladın ayırmadan kısacası veremediğiniz bir canı, almaktan uzak durun insanların hayatlarından.

Ülkemiz zaten bir emperyalist dış güçler tarafından Ortadoğu bataklığına iyice sürüklenmeye çalışılırken bari siz maşa olmayın. Ateşe odun taşımayın. Bırakın kim hangi bataklıkta kalmakta istiyorsa kalsın. Türkiye devleti güçlü ve tarihsel geçmişi olan köklü bir devlettir.

Tabi ki bu tür terör olayları karşısında ezilmeyecek, kırılma yaşamayacak bir devlettir. Ancak, şu son zamanlarda meydana gelen terör saldırılarında ciddi istihbarat zafiyetinin de olduğu da bir gerçektir. Daha fazla çalışma yapılmalı ve bu tür saldırılar önceden engellenebilmelidir.

Diyeceksiniz ki, kardeşim bu tür terör saldırıları Amerika, Fransa, Almanya, İngiltere vs. gibi devletlerde de olmuyor mu? Bizde olması da normal değil mi? Hayır, bence değildir. Çünkü yukarıda saydığım devletlerde yılda ya da on yıllarda bir kere vukuu bulurken bizde neredeyse ay geçmeden hatta hafta geçmeden gerçekleşiyor. İşte bu anlamda düşünüldüğünde normal değildir.

O gencecik asker bedenleri, o gencecik polis bedenleri, o masum genç, yaşlı, çoluk, çocuk bedenleri artık zamansız ve bir hiç uğruna yaşamdan kopartılmasın, toprağa gömülmesin. Geleceğimiz olacak nesiller, hayattan kopartılmadan hayatlarının baharını doya doya yaşasınlar.

Ne diyor şair;

‘’Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.’’

Her ne kadar şehit verirsek verelim, bu topraklar bir bütündür, asla bölünmeyecek. Cumhuriyetin temelleri sağlamdır, asla yıkılmayacak. Kökleri sağlam temele dayalı bu ülke kolay kazanılmadı, kolay kurulmadı; kolay da yıkılmayacak ve bölünmeyecek. Yetişen 20. Yüzyıl gençliği bu vatana sahip çıkacaktır.

Zaten Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ de; ‘’Ey Türk Gençliği, birinci vazifen bu İstiklali, bu Cumhuriyeti ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.’’ diyerek bu ülkeyi gençliğe emanet etmedi mi? Bu vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Bir kez daha nereden ve kimden gelirse gelsin, terörün her türlüsünü kınıyorum, lanetliyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner194

banner146

banner182

banner196

banner76

banner181