Öne Çıkanlar Samsun görünüm öğretmenevi FHDKC vali

Önce Ülkem, Sonra Partim, Sonra ben

12 Ocak Cumartesi günü Cumhurbaşkanımız ve Genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan Kocaeli' deki 12 İlçe belediye başkan adayını kamuoyuna ilan edecek.
AK Parti ve MHP tarafından çok büyük fedakarlık sonucu oluşturulan "Cumhur İttifakı" kapsamında çok sayıda il ve ilçe adayları açıklandı.

Cumartesi günü Kocaeli'nin 12 İlçe belediye başkan adayının açıklanmasından sonra çatlak seslerin çıkmaması, Her iki Parti genel merkezinin aldığı kararlara sonuna kadar uyulması "Cumhur İttifakının" başarısında da o denli başarılı olmasını sağlayacaktır.

Siyaset uzlaşma sanatıdır, Böylesi zamanlarda herkes istediğine tam olarak sahip olamayabilir ancak gösterilecek fedakarlık gelecek dönemler içinde bir samimiyet terazisi olacaktır.

Biz Uzun yıllar MÇP ve MHP'de görev yaptık, teşkilat başkanlığı, Belediye meclis üyeliği görevlerinde bulunduk, Epey bir zamandır da AK Parti'de siyaset yapıyoruz, Bizim çok uzun zamandır savunduğumuz "AK Parti ile MHP mutlaka bir arada bulunup, Türkiye'nin sorunlarının çözümünde tek vücut olmalıdırlar" şeklindeki görüşümüzde bugünlerde hayata geçtiğini görmek kendimiz için ayrı bir gurur kaynağı.


Biz MHP'de görev yaptığımız dönemlerde sürekli "Önce Ülkem-Sonra Partim Sonra ben" ilkesine sadık kaldık, İşte 24 Haziran tarihinde hayata geçirilen şimdide 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçim öncesi yapılan "Cumhur İttifakı" tam olarak "Önce Ülkem-Sonra Partim-Sonra ben" ilkesinin de hayat bulmuş şeklidir.

Böylesi ittifaklarda muhatapların tamamını memnun etmek hatta yüzde 80-90 oranında memnun etmek bile asla mümkün değildir, Zira bulundukları seçim merkezlerine göre konuşlanan hele hele o yerleşim merkezinde belediye başkanlığını elinde bulunduran siyasi partilerin “Zaten burada ben başarılıyım, böyle başarılı olduğumu bir bölgede neden taviz vereyim” şeklinde bir düşünce içerisine girebilirler.

Ancak bilmemiz gerekiyor ki birbirleri ile ittifak yapan iki yada daha çok siyasi partinin en temel görevi öncelikle ellerinde bulundurdukları belediye başkanlıklarını muhafaza etmek ondan sonrada başka siyasi partiler tarafından kazanılmış belediyeleri de kazanıp neticeye gitmektir.

Bu tür durumlarda  zaman zaman Parti genel merkezlerinin gösterdiği hoşgörü ve tevazuyu maalesef partilerin il-ilçe ve belde teşkilatları gösteremiyor, Anadolu’da belediye başkanlık yarışı daha çok akrabalar ve geniş sülaleler arasında yaşandığından olsa gerek o bölgedekiler bu durumu nerede ise “Namus meselesi” olarak değerlendiriyorlar.

AK Parti İle MHP arasında 24 Haziran tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçiminden önce başlayan yakınlaşma bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin olağanüstü gayretleri ile bugüne kadar geldi, Yerel noktalardaki sorunların en üst noktaya çıktığı Samsun ilimizde bile her iki partinin Genel başkanlarının taviz vermemeleri İttifakın yoluna daha sağlam bir şekilde devam etmesine imkan tanıyor.

Cumartesi günü yani yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan Kocaeli’ne gelerek 12 İlçenin belediye başkan adayını açıklayacak, Kocaeli genelinde daha önce Körfez ve Dilovası belediye başkanlıklarının MHP tarafından kazanılması 2014 yılında yapılan mahalli seçimde de MHP’nin Körfez ve Kandıra ilçelerinde kazandığı başarı ister istemez İttifak görüşmelerini bir noktada çözümsüz bırakıyor.

Pek çok seçim bölgesinde AK Partinin ilçe belediye başkan adaylarını Genel başkan yardımcıları yada genel merkez yöneticileri açıklarken Kocaeli’ndeki 12 İlçenin belediye başkan adaylarını açıklamak için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelecek olması tamamen ittifak ile ilgili zorlukların aşılması adınadır.

Böylesi bir süreçte Kocaeli’nin AK Parti ve MHP teşkilatlarının daha akl-ı selim davranmak, artık sonuna gelmiş ittifak  çalışmalarının iyi bir şekilde neticelenmesi için bütün ön yargılarından kurtularak “Birlikte olursak daha iyi netice alabiliriz” noktasında buluşmaları her iki partinin de faydasına olacaktır.

AK Partideki ve MHP'deki kardeşlerimizin nefislerini geri plana atıp önceliğimizin "Mübarek Türkiye Cumhuriyeti" olduğunun anlaşılması gereken anlar tamda bu zamanlardır.

Yüksel Ercan üzerine düşen tüm fedakarlığı hiç yüksünmeden bu zamana kadar yaptı bundan sonra da yapmaktan bir an bile vaz geçmeyecek.
"Hem tahammül hem zafer" dediğimiz de zaten bundan başka bir şey değildir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner180

banner146

banner182

banner179

banner76

banner181