Bizim yaş grubumuzda olup ta Necati Cumalı’yı tanımayan tanıdıktan sonra da onun muhteşem “Susuz Yaz” isimli eserini okumayan yıllar sonrada Metin Erksan tarafından sinemaya uyarlanan aynı adlı filmi defalarca seyretmeyen nerede ise yok gibidir

Necati Cumalı "Susuz Yaz"ı 1960 yılında yazmış, Kitapta yer alan öyküler, Cumalı'nın avukatlık yıllarında edindiği vurucu gözlemlerinden kaynaklanıyor, Cumalı, kitaba adını veren "Susuz Yaz" da edebiyat alanında ilk kez suyun bölüşülmesinin önemine değinmişti.

1964 yılında öyküden sinemaya aktarılan filmi “Altın Ayı” ile ödüllendiren Berlin Film Festivali Jürisi, kararında gerekçe olarak konusunun taşıdığı önemi gösteriyordu. 20 yıl arayla 80'lerde Su Yılı ilan eden UNESCO, petrolün yerini 21. yüzyılda suyun alacağı, suyun bölüşülmesinden çıkacak anlaşmazlıkların savaşlara yol açabileceği konusunda bütün üyelerini uyarıyordu.

Bizim konumuz şu sıra elbette Necati Cumalı’nın “Susuz Yaz” isimli eseri değil ancak bu eser hafızamızda öylesine bir yer edinmiş ki en ufak su kesintisinde bile kendimizi hemen raftan bu eseri indirip okumak zorunda hissediyoruz.

Son dönemlerde Kocaeli’nin Batı yakasında yer alan Gebze ilçesinde birbiri ardına arıza meydana gelip vatandaş 24 saat 36 saat susuz kalınca sadece Gebze’de yaşayanalar değil tüm Kocaeli halkı “-Ne oluyoruz” şeklindeki soruya cevap aramaya başladılar.

Kocaeli genelinde kış mevsiminde ne zaman biraz fazla kar yağsa anında başlayan telefon yağmurundan yorgun düşeriz, tanıdık ne kadar öğretmen yada öğrenci varsa “-Yüksel Abi senin haberin olur yarın okullarda kar tatili olacakmı.?” diye sorarlar, Herhangi bir trafik kazasında ulaşım aksa sa çok büyük bir kitle “-Sen gazetecisin yollarda kaldık, trafik ne zaman açılacak.?” diye bıkıp usanmadan ararlar bizde bıkıp usanmadan bildiğimiz kadarı ile cevap vermeye çalışırız.

Gebze’de en son arıza nedeni ile meydana gelen su kesintisi henüz başlamışken bizde bir grup arkadaşımız ile 3 günlük Konya-Karaman-Ermenek seyahatine çıkmak üzereydik, Gebze’den çıktığımızda da su yoktu ancak İSU yetkilileri “-Arıza nedeni ile Gebze’ye şu saatler içerisinde su verilemeyecek” şeklinde kamuoyunu bilgilendirince bizde yola çıkarken hane halkına “-Merak etmeyin ben gidiyorum  İSU yetkilileri de kısa bir zaman dilimi içerisinde suyu verecekler” bilgisini sunduk.

Gün içerisinde İSU’dan gelen “Gebze’ye şu saatte su verilecek” şeklindeki bilgileri kendimize ait sosyal medya hesabımızdan yayınlamaya başladık ancak suyun verilme saati ha bire ötelenince gelen telefonlara “-Galiba sorun sandığımızdan da büyük böylesi durumlarda bize düşen biraz daha sabırlı olmak” diyerek sesimizin yettiği her yeri teskin etmeye çalıştık.

Böylesi durumlarda galiba işin en kolayı İSU’nun Gebze şube müdürü Burak Kızılöz ile İSU Genel müdürü Ali Sağlık’ı arayıp sormaktır ancak bizim gibi su meselesi ile ilgilisi hiç olmayan birisine sırf gazetecidir diye yüzlerce telefon geliyorsa “Allah Ali Sağlık ve Burak Kızılöze’e yardım etsin, Onlarda muhtemelen “Su ne zaman gelecek.?” şeklindeki sorulara cevap vermekten bitap düşmüşlerdir, birde biz sıkıntı vermeyelim” diyerek arızanın giderilmesini beklemenin en iyi yol olduğuna karar verdik.

Bir gün evvel İSU’nun basın sorumlusu Fikri Kaya’dan toplantı ile ilgili davet aldık, Aynı saatlerde Tuzla Belediye başkanı Dr. Şadi Yazıcı ile daha önceden planlanmış bir görüşmemiz olmasına rağmen Tuzla’daki arkadaşlara “İmkan var ise sevgili başkan ile randevumuzu öğlenden sonraya alalım  zira Gebze’de su ile ilgili yapılacak açıklamaları dinlemeyi gerçekten çok istiyoruz” dedik, onlarda sağ olsunlar randevuyu öğlenden sonraya alınca bizde İSU Genel müdürü Ali Sağlık’ı dinlemek için sunumun yapılacağı Osman Hamdi Bey Kültür salonunun yolunu tuttuk.

Bizim yazılarımızı takip edenler Ali Sağlık’a ne ölçüde değer verdiğimizi çok iyi bilirler,

“Sadece işini yapan,

Abartıya kaçmayan,

Ortalarda görünmeyen,

Olur olmaz zamanlarda fotoğraf vermeyen

Makamının görevinin önüne geçmesine izin vermeyen,”

sade bir bürokrat olarak tanıdığımız Ali Sağlık’ın Gebze’deki su arızalarının neden kaynaklandığını ve bu arızaların ne zaman sonlanacağı ile ilgili söyleyecekleri elbette ki çok ama çok önemliydi.

İSU Genel müdürü Ali Sağlık’ın yaklaşık bir saat süren sunumunda neler söylediğini pek çok gazete ile birlikte bizim yayın kuruluşlarımızda da okuyabilirsiniz, bizim o sunum sırasında edindiğimiz intiba Kocaeli Büyükşehir belediyesinin

“Kendisinden emin,

Dersine iyi çalışmış,

Geçmiş dönemi iyi bilen

Ortaya çıkabilecek arızaların giderilmesi ile ilgili termin verebilen

Sadece yapabileceğinin sözünü veren

Ekibine sonuna kadar güvenen,

Hesap vermek durumunda olduğu makamlara sorunları eksiksiz ama abartmadan söyleyen”

Bir bürokrata sahip olduğuydu.

Ali Sağlık sunumunu  bitirdiğinde bizim matbuat teknokrat bir isme siyaseten sorular yöneltmeye başlayınca yanımızdaki gazeteci Cengiz Akgün’e “Ali Sağlık bizim ihtiyacımız olan her şeyi tane tane anlattı, bundan sonra iş “Dedim ki-Dedi” noktasına doğru gider, bundan da kimseye bir fayda çıkmaz” diyerek salondan ayrıldık.

Bir saatlik sunum sırasında “Su gibi” bir Ali Sağlık dinledik, Eğer Türkiye’de ve buna bağlı olarak çok olağanüstü doğal felaketler meydana gelmez ise Ali Sağlık’ın yönetimindeki İSU belli bir zaman sonra en azından bölgeyi saatlerce susuz bırakmayacak arızaların giderilmesi adına “gözlerine uykuyu haram edecekler

Allah yardımcıları olsun..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner266

banner263