Ramazan ayının başlamasına günler kala memleket genelinde hiç aksamadan gündem olan “Orucu bozan haller” bir tarafa iftar saatinin geldiğini, Sahurun ne zaman sonlanacağını kamuoyuna ilan eden göstergeler her zaman merak konusu olmuştur.

Çok uzun yıllar önce İftar saatine saniyeler kala Ümmet-i Muhammedin çok büyük bir çoğunluğunun ellerinde su bardakları ile Mahalledeki Camiden gelecek Ezan sesi öncesi büyük bir gürültü ile “tamam” diyen Ramazan topunun atılması ile birlikte oruç tutan kim varsa sofraya çalakaşık girişirdi.

Sonraları Ramazan topundan ürkenler oldu, “Çok fazla gürültü yapıyor” diyenler çıktı, “Ramazan topunun patlatıldığı yer bizim eve çok yakın hem küçük çocuk var hem top patlarken evimizin camları kırılıyor “şeklinde şikayetler çoğalınca İftar yada sahurda artık top sesi duyamaz olduk.

Epey bir zamandır Oruç tutanlar Ramazanın simgesi olarak artık Sahurda hemen evlerinin önünden geçen Ramazan davulcuları biliyor ve davulun sesinin sokak başından duyulması ile birlikte evlerin ışıklarının da tek tek yandığına herkes şahit oluyor.

Her ne kadar gelişen teknoloji ile birlikte sahur yapacak olanlar cep telefonlarının alarmlarını kuruyor, Normal masa saatlerinin zillerini sahur göre ayarlıyorlarsa da sahura kalkmanın öncelikli habercisinin Ramazan davulcuları olduğu gerçeği de hiçbir şekilde değişmiyor.

Geçmiş Ramazanlarda hatırlıyoruz, Ramazan ayı gelmeden “Bu mübarek ayda hangi mahallede hangi davulcunun dolaşacağı “ile ilgili yapılan ihalelerde kan gövdeyi götürür, Davulu nasıl çaldıklarını ihale komisyonlarına göstermek için gelen davulcuların tokmakları işte o anlarda  olağanüstü bir silah olarak karşı davulculara karşı kullanılmaktan geri durulmazdı.

Son 5-6 yıldır artık “Ramazan Davulculuğu” diye bir mesleğin kalmadığı, mesleği yapanlarında “artık bu işte ekmek yok, dolayısı ile mesleği gelecek nesillere aktarmanın da bir anlamı yok” diye düşünen çok sayıda meslek erbabı sahadan çekilince ihalelerde görmeye alıştığımız “Falanca mahalle benim, sen oraya giremezsin “ şeklindeki tartışmalarda ortadan kalkmış oldu.

Bizim ikamet ettiğimiz mahalledeki Ramazan davulcuları ile de neredeyse akraba durumuna geldiğimizden sahurun yaklaştığı zamanlarda Ramazan davulcusunu cadde başında gördüğümüzde “Yahu Hasan kardeşim bugün makamı değiştirdin, bu gece davulu uyumsuz çalıyorsun”  diye ikaz ettiğimizde Hızlı bir Fenerbahçeli olan davulcu komşumuz “Başkanım bugün fener yine yenildi, moralim bozuk bu yüzden o ruhsuzlara mesaj veriyorum, sen anla beni” diye dertleştiğimiz çok olmuştur.

Bir ay boyunca aksatmadan bizi sahura kaldıran Davulcular bilindiği gibi Ramazan ayının ortalarında ve sonunda kapının zilini çalar, çalarken de ilk 15 gün “Ramazan ayınız bereketli tuttuğunuz oruç Allah katında kabul olsun” Arafe günüde “Bayramınız mübarek olsun “diyerek aldıkları bahşişler ile evlerini geçindirmenin telaşına düşerlerdi.

Bu Ramazan ayının yarısına gelmiştik ki İftar sonrası apartman boşluğunda önce davul sesi arkasından da kapının hiç durmadan çalan zilini duyar duymaz “Nasıl olsa Ramazan davulcusunun gelmesi an meselesidir” diye önceden bir zarfa koyduğumuz bahşişi elimizde alıp kapıyı açtık ki daha önce görmediğimiz bir Davulcu “Abi Allah orucunuzu kabul etsin” temennisinde bulundu, bizde “Hasan nerede hep o gelirdi” dediğimizde “abi Hasan diğer sokağın başında bu ramazan çocuklar memlekete gitti, o yüzden iş bölümü yaptık” deyince bizde yan komşu gibi, alt komşu gibi, üst komşu gibi “ Peki” dedikten sonra içerisinde bahşiş olan zarfı verip içeriye girdik.

Aradan yaklaşık 15 dakika geçmişti ki kapının zili yine çaldı” Hayırdır “diyerek kapıyı açtık ki bizim Davulcu Hasan bekliyor “Başkanım Ramazan ayın mübarek olsun, Allah tuttuğun orucu kabul etsin” dedi, bizde “Hasan sağol “dedik ama baktık Hasan gitmiyor, Kendisine “Hasan bahşişi 15 dakika önce verdik, yoksa ikinci tura mı çıktın” der demez Hasan boynunu büküp” Başkanım tanımadığımız bir vatandaş elinde davul bütün mahalleyi dolaşmış, Ben Ramazan Davulcusuyum Hasan abi sokağın diğer başında diye bütün bahşişleri toplamış, biz farkına varır varıncaya kadar adamlar parayı toplayıp gitmişler, Sende ister bahşiş ver ister verme” dediğinde önce Sahte Ramazan davulcusu tarafından dolandırıldığımızı anladık, sonrada Davulcu Hasan’a yeniden bir bahşiş verip gönderdik.

Sahte Ramazan davulcusu tarafından dolandırılmanın kızgınlığı ile içeriye girip “ Adam resmen beni dolandırdı” dediğimizde başta kayınvalide olmak üzere tüm hane halkının tamamı birer MİT Müsteşarı yada Kriminal uzman havasında “Yok Davulcuyu kafasından tanıyacaktın, yok davulunun  derisinden anlayacaktın, yok adamın Kimlik numarasını alıp GBT (Gizli bilgi toplama) yapacaktın, Yok Davulcuyu görür görmez Turizm Bakanını arayacaktın, yok adama çapraz sorgu yapacaktın, Biz zaten anlamıştık ilk gelenin sahte davulcu olduğunu sen gazeteci olduğun halde anlayamadın” diye bildiğimiz Yurdum insanı repliklerini bir biri ardına sıraladılarsa da bu durum bizim Sahte Ramazan davulcusuna çarpıldığımız gerçeğini asla değiştirmedi.

İşin latife tarafı bir yana, Kafasının bu tür oluşuz işlere çok iyi çalıştığını bildiğimiz vatandaşlarımızın böylesi uhrevi bir günde eline bir Davul alıp yüzlerce vatandaştan “Ramazan bahşişi” toplayacak cesareti nasıl bulduğunu anlamaya çalışırken böyle bir dolandırıcılığın mübarek bir ayda bu işe kalkışmasının da tam bir “ileri zeka” örneği olduğunu anladıktan sonra kendisini” böyle bir akıla ve böyle bir cesarete sahip olduğundan dolayı” ancak ve ancak tebrik ermemiz gerektiğinin farkına vardık.

Bizde bu tecrübeden sonra Ajandamıza bakıp daha önce dolandırıldığımız maddelere birde“Ramazan davulcusu eli ile dolandırılma” maddesini de ekledik, Gelecek Ramazan ayına ulaşabilirsek bulabileceğimiz kapıya gelen davulcuyu şimdiden satın alacağımız “Yalan makinasına” bağlamadan asla bahşiş vermeyeceğimiz de buradan kamuoyuna ilan ediyoruz.

İyi bayramlar dileriz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner266

banner263