2018-05-09 13:55:54

Pirince koşarken, bulgurdan olmak

YÜKSEL ERCAN

yukselercanmedyagrup@gmail.com 09 Mayıs 2018, 13:55

Bizim memlekette daha çok bürokrasi ile ilgili kullanılan “Salla başı al maaşı” şeklinde bir deyim var, “Salla başı al maaşı” deyimi daha çok “ bir şekilde herhangi bir Devlet kurum yada kuruluşuna giriş yapmayı becerebilen bir vatandaşımızın çok olağanüstü bir yanlış yapmadığı takdirde o kurumda her yıl biraz daha üst kademelere yükselerek çok iyi bir ünvan ve maaş ile memuriyetin tamamlanabileceğini” anlatır.

Devlet yönetiminin daha çok üst kademelerinde görev yapan bürokratların yaşam standartları hemen herkes tarafından biliniyor, Geçtiğimiz yıllarda başında bulunduğu kurumun helikopteri ile sabah kahvaltısına giden bir bürokratın seçimde milletvekili olmasından sonra karşı karşıya kaldığı muamele sırasında “Bu nedir kardeşim, Bürokratlığım döneminde Özel helikopter ile kahvaltıya gidiyordum,şimdi mebus olduk etkisiz elaman gibi yüzümüze bakan bile yok” şeklindeki açıklaması uzun bir süre gündem olmuştu.

24 Haziran tarihinde yapılacak olan Seçim öncesi TBMM’de milletvekili olarak görev yapabilmek adına çok sayıda üst düzey bürokrat, Belediye başkanı ve Belediye meclis üyesinin bulundukları görevlerden istifa ettiklerini görünce işin doğrusu kafamız iyiden iyiye değişti.

İster iktidar partisinden isterse herhangi bir muhalefet partisinden aday olsunlar Belediye başkanlarının, Belediye meclis üyelerinin yada partilerin il-ilçe-belde yönetimlerindeki görevlerinden istifa edenlerin istifa ettikten sonra artık geriye dönme imkanları yok.

Devletin pek çok kademesinde görev yapan bürokratların istifa eden diğer siyasetçilere göre kısmen biraz daha fazla şansları var, Seçim sonrası aday oldukları parti iktidara geldiğinde aday olan seçilemese bile tekrar istifa ettiği makama hatta o makamın daha üstü bir yere tekrar atanma imkanı oluyor.

Aday olduğu partinin seçim sonunda başarısız olarak muhalefette kalması sonrası da Bürokrat ile ilgili sıkıntılı bir süreçte anında başlıyor, Bürokratlık döneminde hayatının bundan sonraki bölümünü merde-namerde muhtaç olmadan geçirebilecek bürokrat zaten geriye dönmeyi düşünmüyor, Ancak sadece maaşından başka bir birikimi olmayan Bürokrat için asıl zor günler o saatten sonra başlıyor.

Son derece önemli bir makamda görev yaptıktan sonra Mebus olmayı başaran bürokrat seçilmesinin üzerinden daha kısa bir zaman geçmeden “İcra makamından rica makamına doğru indiğini” anında anlayabiliyor, Bir kurumda daire başkanı iken, Genel müdür iken,bir ile yada ilçede Belediye başkanı iken , sayısı belli olmayacak kadar fazla makam aracı, özel şoförü, çok sayıda sekreteri, attığı her adımı fotoğraflayıp medya kuruluşlarına servis yapan Basın danışmanlarını kaybeden siyasetçi TBMM’de bu imkanlardan nasıl mahrum kaldığına işin doğrusu bir anlam veremiyor.

Bizim bu düşündüklerimizi kendileri ile hayati öneme haiz bir karar alacak olan Bürokratlar ve yerel yöneticilerin de bizden fazla bildiklerine asla kuşkumuz yok, Derinliğini bilmedikleri bir suya neden ve hangi sebep ile girmek istedikleri noktasında ise akıllara birkaç gerekçe geliyor.

Aralarında 20 yıldan fazla Bürokratlık yapan, 20-25 yıl belediye başkanlığı yapan pek çok insanda bir noktadan sonra ister istemez metal yorgunluk denilen hastalık başlıyor, 20 yıl bir yerleşim merkezinde belediye başkanlığı yapan ve her gün aşağı yukarı aynı sorunlarla karşı karşıya kalan bir belediye başkanının yada 20 yıl aynı kurumda aynı odada aynı koltukta idarecilik yapan bürokratın bulunduğu pozisyondan sıkılacaklarını düşünmek için müneccim olmaya gerek yoktur.

Bulundukları çok iyi şartlardan mebus olabilmek adına risk alarak istifa eden bürokratların bir kısmı Parlamenterliği düşünmüş olsa da büyük bir çoğunluğu yukarıda sözünü ettiğimiz yıların verdiği “Metal Yorgunluk” dolayısı ile “Fırsat bu fırsattır” diyerek yuvadan uçmakta herhangi bir sıkıntı görmüyorlar.

Bunların arasında “Gidipte gelememek” var diye düşünenler mutlaka vardır, Ancak siyasetin bir noktadan sonra Risk alma sanatı olduğu da bilindiğinden bulundukları yerden sıkılanlar, her gün yaptığı işlerin monotonluğundan bunalanlarında “Gidipte gelememek var” olgusunu düşüneceklerine de pek ihtimal vermiyoruz.

Zira Mebusluk her dönemde en büyük cezbedici meslektir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.