Geçmiş zaman pişmanlıkları

Bir tarafımız gazetecilik

Bir tarafımız siyaset.

Sürekli belirttiğimiz gibi bizim ülkemizde siyaset yapan birisi için başarı ölçüsü sadece ve sadece bir an önce üzerine oturulacak bir koltuktur.

-Milletvekilliği

-Belediye başkanlığı

İle başlayan siyaset yolculuğunda bu iki makamdan birisine sahip olamamışsanız isterseniz ülkenin en zengin insanı olun başarısız sayılırsınız.

Bizde çok uzun yıllardır siyasette özellikle milletvekili olabilmek için hatırı sayılır bir mücadele verdik.

Belediye başkanlığı dahil yerel yönetimler pek ilgimizi çekmedi.

Zaten olurdu olmazdı diye düşünürken zaman su gibi geldi geçti.

Bizde siyaseten var olan beklentilere iyiden iyiye son vermek zorunda kaldık.

Mesleğimiz gazetecilik.

Bu meslek ile “başarılı” yada “başarısız” yakıştırmalarını okuyucunun takdirine bırakıp işimizi en iyi şekilde yapmanın mücadelesini verdik.

Gazetecilik demek bir noktada seyahat demek.

Bizde gazeteciliğe başladığımız günden itibaren seyahat edip duruyoruz.

Son yıllarda birbiri ardına dört kitap yazdık.

Dört kitap sahibi olmak daha fazla seyahat, daha fazla görüşme daha fazla muhasebe demek.

Şu sıra yazarların, çizerlerin, düşünce insanlarının bir arada olduğu kültürel fuarlar için daha faza zaman ayırıyoruz.

Erken saatte başlayan yolculuklar.

Gecenin geç saatlerine kadar bitip tükenmeyen sohbetler.

Bu söz konusu kültürel faaliyetler vesilesi ile siyaset yapmaya birlikte başladığımız başarılı olan ama daha çok bizim gibi başarısız olan çok sayıda eski dostumuz ile arkadaşımız ile bir araya gelme imkanına kavuşuyoruz.

Siyasette başarılı olan eski dostlarımızda bir sorun yok.

Lacivert takım elbise, gök mavisi gömlek, kırmızı kravat, pahalı rugan ayakkabılar, etraflarında onlarda danışman koruma ordusu içerisinde olağanüstü bir görüntü veriyorlar.

Bizde işin doğrusu onların bu başarıları ile guru duyuyoruz.

Birde fotoğrafın arka planı var.

O planda ise çoğunlukla kendilerine göre sebeplerden siyasette başarısız olan 30 yıllık 40 yıllık dostlarımız mevcut.

Sohbetin bilemdiniz on beşinci dakikasından sonra hep birlikte siyasette yaşadıkları başarısızlıklar dolayısı ile duyulan pişmanlıkla anlatılmaya başlanıyor.

Saatler süren anlatımlardan ortaya gerçekten çok satan romanlar çıkar.

Ancak bu pişmanlıkların ne kendilerine nede bize bir faydası yok.

Hepsinde geçmişin hayal kırıklığı var.

Şimdide artık ilerleyen yaşları dolayı ile ortaya çıkan pişmanlıklar ve o pişmanlıkların çaresizliği var.

Biz son dönemlerde bir siyasi partide iken bir anda son derece alakasız bir siyasi partiye geçenlerin “belki bir imkan çıkar” beklentisi ile yapıldığını düşünüyoruz.

60 yıl yanlış giden bir süreç 61 yıl sonra doğru olur mu?

Emin değiliz.

Ancak muhataplarımızın hiç birisine de “Neden böyle yapıyorsun?” diye sormaya niyetimizde yok cesaretimiz de yok.

Onlara “Neden böyle yapıyorsunuz?” diye soracağımıza kendi pişmanlıklarımızı ve hayal kırıklıklarımızı anlatıyoruz.

Biz farkına vardık ki

Bir ömür pişmanlıklar ile yaşamanın bize bir faydası yok.

Kalan ömrümüzü siyaset dışında da hizmet edebileceğimizi düşünüyoruz.

Artık ne kadar olacaksa…