İki dönem kuralı

Konu ile ilgilenen, siyaseti seven okuyucularımız hatırlayacaklardır.

Türkiye 14 mayıs 1950 tarihinde çok partili siyasete geçti.

Başını CHP’den istifa eden Adnan Menderes ve Celal Bayar’ın başını çektiği Demokrat Parti’nin “Yeter söz milletindir” sloganı seçmenin ruhunu okşamış olmalı ki Adnan Menderes kazandı, İsmet İnönü kaybetti.

Türkiye’de o gün bu gündür her beş yılda bir belediye başkanlığı seçimleri , erken yada zamanında da milletvekili genel seçimi yapılıyor.

Her ne kadar 2018 yılında Türkiye “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” ile tanışmış olsa da hatırlanacağı gibi 14 mayıs 2023 tarihinde milletvekili genel seçimi gerçekleşti.

Buraya kadar her şey normal.

Normal olmayan en azından bizim kabul edemediğimiz hadise bir kişinin dört dönem beş dönem hatta bazen daha fazla milletvekili yada belediye başkanı seçilmesidir.

Okuyucularımız hemen “Demokrasinin uygulandığı ülkelerde süre tahdidi koyulamaz, seçmen bir kişiyi ne kadar seçerse o kadar görevde kalınır “derse de çok uzun süre bırakın milletvekilliğini yada belediye başkanlığını bir kurumda bürokrat olarak uzun süre kalmak bile o insanında kurumunda yozlaşmasına vesile oluyor.

Bugün Türk siyasetinde ortaya çıkan ve artık dayanılmaz bir hale gelen elbise değiştirir gibi parti değiştirme sıkıntısı da hep bu uzun süreli bir yerde kalmaktan meydana geliyor.

ABD başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesi bu işin çözümünü bulmuş.

Söz konusu ülkelerde kural iki dönem.

İster devlet başkanı ol.

İster senatör seçil.

İster milletvekilliğini kazan.

İstersen belediye başkanı ol.

Görevde kalma süren sadece iki dönem.

İstersen ağzınla kuş tut, iki dönemden fazla yok.

İnsan hayatında on yıl elbette önemli.

Siyasetçinin başlıca amacı seçilmek seçildikten sonra da bir daha üç daha beş daha kazanmak olunca ailesi ile bağı da kopuyor.

İki dönemin başlıca faydası siyasetçinin ailesine de olabildiğince fazla zaman ayırması olarak tarif edilebilir.

Bizde vatandaş 3 dönem milletvekilli ondan sonra 2 dönem 3 dönem belediye başkanlığı yapıyor.

20 yıl

25 yıl

30 yıl

Bir makamda kalan kim olursa olsun bulunduğu çevre ile irtibatı mecburen kopuyor.

O andan sonrada yozlaşma otomatikman başlıyor.

Sonrasında ise siyasi gücün getirdiği ekonomik güç üzerinden bir sürü hoşa gitmeyen hadiseler.

Türkiye bu yükü artık taşıyamaz.

Askerden geldikten sonra nerede ise ölünceye kadar muhtarlık yapanları tanıyoruz.

Adana Belediye başkanı Aytaç Durak’ı çoğumuz tanırız.

2014 yılına kadar toplamda 42 yıl boyunca çeşitli belediye meclis üyelikleri ve başkanlık görevlerinde bulunmuş.

Aytaç Durak ile ilgili olarak iyidir yada kötüdür demek gibi bir niyetimiz yok.

Ancak 42 yıldan bahsediyoruz.

Daha nice isimler var.

Bütün siyasi partilerin bir araya gelip önce artık hiçbir işe yaramayan Siyasi partiler kanununu değiştirmeleri gerekiyor.

Bakın o zaman siyaset kurumu nasıl bir anda toplumun en güvendiği kurumların başında gelecek.

Denemesi bedava.