Kürsüde düşman, ÖZEL’de dost mu?

YENİ’mi,eskimi.
Siyasetin Paravan Yüzü

Şimdi bakıyorumda…

Yıllarca aynı sıraları paylaşmış, aynı sloganları atmış, belki de aynı çayı yudumlarken sabahlara kadar memleket meselelerini tartışmış eski yol arkadaşları…

Zaman geçti, rüzgâr tersine döndü ve bir ayrışma kararıyla yolları keskin bir şekilde ayrıldı. Bugün bakıyorsunuz; her biri kendi tabelasının altında, her gün kameraların karşısına geçip birbirlerine demediklerini bırakmıyorlar. Ağır ithamlar, sert manşetler, gerilim dozu yüksek demeçler…

Peki, ekranlar kararıp mikrofonlar kapandığında ne oluyor? Siyasetin bu kadar sertleştirdiği bir ortamda, özel hayattaki dostluklar gerçekten biter mi?

Kamera Önündeki Tiyatro ve Arka Sahne nedir?

Siyaset, doğası gereği bir temsil ve rekabet alanıdır. Kürsüdeki o yüksek sesli kavgaların büyük bir kısmı, tabanı konsolide etmek, kendi seçmenine "mücadele ediyorum" mesajı vermek için kurgulanmış birer performansıdır.
Yolları ayrılan bu isimlerin özel hayatlarındaki durumu ise genellikle üç farklı senaryoyla karşımıza çıkar:

1-Taziyede ve Düğünde Buluşanlar: Siyaseten ne kadar kanlı bıçaklı olurlarsa olsunlar; cenazelerde, düğünlerde veya ağır hastalık durumlarında bir telefon uzağındadırlar. Çünkü onlarca yıllık yaşanmışlığı, bir parti tüzüğü ya da ayrılık kararı tek kalemde silemez.

2-Araya "Sessiz Bir Mütareke" Koyanlar: Özel olarak görüşmeseler bile, birbirlerinin mahrem alanına ve ailevi konularına girmeme konusunda yazısız bir anlaşmaya varırlar. Ekrandaki kavga kurumsal, aradaki saygı bireysel kalır.

3-Siyasetin Zehrine Yenik Düşenler: Ne yazık ki hırsın, hayal kırıklığının ve "ihanet" hissinin dostluğu tamamen yok ettiği durumlar da vardır. Bu senaryoda eski arkadaşlar, birbirlerinin adını bile duymaya tahammül edemez hale gelir.

"Siyasette ebedi düşmanlıklar yoktur" sözü sadece ittifaklar için değil, kişisel ilişkiler için de geçerlidir. Bugün kürsüden birbirine yüklenenlerin, yarın bir dost meclisinde kahve içtiğini görmek siyasetin en tanıdık paradoksudur.

Peki Sonuç nemi?

Seçmen Unutmaz, Siyasetçi Helalleşir.
Vatandaşlar sokakta veya sosyal medyada bu liderler için birbirini kırıp dökerken, ekranın arkasında bambaşka bir insani gerçeklik işler. Yıllarca aynı yastığa baş koymuş gibi aynı ideal için ter döken insanların, siyasi ikbal uğruna birbirlerini tamamen hayatlarından çıkarması sanıldığı kadar kolay değildir.
Bu yüzden, televizyondaki o fırtınalı tartışmalara bakıp "Bir daha asla konuşmazlar" demeden önce durup düşünmek gerekir. Çünkü siyaset geçer, seçimler biter; ama telefon defterindeki o eski numaralar ve ortak geçmiş kolay kolay silinmez.