Son dönemlerde medya kuruluşlarının pek çoğunda TBMM’de görüşülmesi gereken konularda çoğunluk sağlanamadığı için tekliflerin yasalaşmadığı bununda vatandaşlar açısından mağduriyet anlamına geldiği haberleştiriliyor.
Tahmin edileceği gibi TBMM’nin oturumlarına katılmayanların çoğunluğu iktidar partilerine ait milletvekilleri.
Partilerin grup başkan vekillerinin söz konusu tekliflerin kanunlaşması noktasında kendi partilerine mensup milletvekillerine nerede ise yalvarırcasına “Lütfen oturuma katılın çoğunluğu sağlayamıyoruz” mesajları attıkları pek çok kez kamuoyuna yansıdı.
Normal şartlarda vakitlerinin büyük bölümünü TBMM’nin oturumlarında geçirmesi gereken milletvekillerinin TBMM’den uzaklaşması son derece ilginç.
Bilindiği gibi 2018 yılında hayatımıza giren Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi öncesi var olan parlamenter sistemde seçime katılan parti iktidara gelecek çoğunluğu yakaladığında o partinin genel başkanı mevcut Cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kuracak başbakan olarak görevlendiriliyordu.
Hükümet kurma görevini alan partinin genel başkanı kendisine verilen süre içerisinde bakanlar kurulunu teşkil edecek isimleri bölgelerinden kazanıp gelen milletvekillerinden oluştururdu.
Başbakanların hemen yanı başında bulunan kurmay kadrodan bakan olanlar vardı.
81 il merkezinde yapılan seçimde umut edilenden daha fazla milletvekilini TBMM’ye gönderen seçim bölgelerine birden fazla bakanlık verildiği zamanları biliyoruz.
Milletvekili adayı olduktan itibaren seçildiğinde bakan olacağını umut eden bir siyasetçi gecesini gündüzüne katmak mecburiyetindeydi.
Bir taraftan mensubu olduğu partinin genel başkanına bir taraftan da kendisini TBMM’ye götüren seçmene hoş görünmek durumunda kalan milletvekili kolay kolay sahadan ayrılamazdı.
Bütün bu olan bitenden sonra Türkiye 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile tanıştı.
Bu sistemin şartlarının başında partili Cumhurbaşkanının oluşturacağı bakanlar kurulunda seçilmiş milletvekiline yer olmadığıydı.
Partili cumhurbaşkanı tarafından oluşturulan bakanlar kurulu TBMM dışından seçildiği için bir anlamda sekretarya görevinde bulunuyorlardı.
Daha da önemlisi oluşturulan balkanlar kurulunu sorumluluğu seçmene karşı değil sadece cumhurbaşkanına idi.
Seçime girmeyen bir gün vatandaşın derdi ile ilgilenmeyen birisi bakanlık koltuğuna oturabiliyor.
O bakanların söz konusu koltuklara oturmasına vesile olan milletvekili çoğunluğu ise adeta yok sayılıyor.
Bugün karşı karşıya kalınan temel sıkıntı budur.
Bilindiği AK Partide 3 dönem kuralı var.
Şu an TBMM’de bulunan ve sayılarının da bir hayli fazla olduğu bilinen AK Partili milletvekilleri 3 dönem kuralı gereğince bir dahaki dönemde TBMM’de olmayacak.
Galiba devamsızlığı en fazla olan grupta söz konusu 3 dönem kuralına takılan vekiller.
“Bu sistemde bana ihtiyaç yok, Zaten bir dahaki dönemde TBMM’de de olmayacağım öyle ise ne işim var TBMM’de “diye düşünen çok sayıda vekil bırakın TBMM’ye çoğu zaman Ankara’ya bile uğramıyor.
Parlamenter sistemin ne kadar faydalı ne kadar faydasız olduğu bir tarafa.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin milletvekilliğini tamamen boşa çıkardığını söylemek yanlış bir ifade olmaz.
Makam var ancak yetki yok.
TBMM’de oluşturulan “dostluk gruplarının” yurt içi ve yurt dışı ziyaretlerini de saymaz isek vekillerin bir fonksiyonu kalmamış durumda.
Siyasetçi “Milletvekili olacağıma bir büyükşehir belediye başkanı , Şehir belediye başkanı yada orta büyüklükte bir ilçenin belediye başkanı olsam bundan daha iyi olur” diye düşünüyor.
Haksız da sayılmazlar.