Yeter ki vurmasını bil...

Bugün Ankara'da ülkenin en köklü partisinin bölünmüş partililerinin iki ayrı yerde toplantısı var.

Kararın çıktığı günden beri bakıyorum da, bu kararın çıkacağını sağır sultan bile duymuş bunlar duymamış.

Duysalar olası bu duruma göre bir tedbir alırlar hazırlıklı olurlardı.

Hiç bir hazırlıkları yok, planları yok.

Gerçi 24 yıldır yok da.

Oysa iktidar partisi attığı her oku 12’den vuruyor.
Bunun için hiç bir çaba harcamıyor.
Çünkü 24 yıldır kazandıkları bir tek seçim yok, ana muhalefetin kaybettiği seçim var.

İktidar partisi hiç bir şey yapmıyor 24 yıldır. Ana Muhalefeti dizayn ediyor geriye zaten yapması gereken bir şey kalmıyor.

Nasıl mı? Yapıyor

Anlatayım…

Yeter ki vurmasını bil...

Bir zamanlar usta bir okçu vardı.

Bu usta okçu, kendisinden daha yetenekli bir okçu bulup ondan eğitim almak, yeteneğini ve becerilerini geliştirmek istiyordu.

Aradığı hocayı bulabilmek için yollara düşmeye karar verdi.

Aylar sonra geçtiği kasabalardan birinin yakınında bir ormanda yürürken bir ağacın üstünde tam ortasından vurulmuş bir hedef gördü.

Biraz yürümeye devam edince yine üzerinde tam ortasından vurulmuş bir hedef bulunan ikinci bir ağaca rastladı. Yol boyunca üzerlerinde hedefler olan bu ağaçları görünce hem şaşkınlığı hem de merakı daha da arttı.

Ormanda üzerlerinde tam ortalarından vurulmuş hedefler olan bir sürü ağaç vardı.
Okçu, yürümeye devam ettiğinde ormanın biraz dışında açıklık bir alana geldi.

Bu alanın ortasında bir çiftlik evi bulunuyordu ve evin etrafında ormanda gördüklerine benzer hedef tahtaları vardı. Usta okçu heyecanlanmıştı, çünkü nihayet aradığı hocayı bulduğundan emindi.

Çiftlik evine doğru ilerledi ve ön taraftaki bahçeye yaklaştı.

Bahçede eğilmiş yerden bir şeyler toplayan yaşlı bir adam vardı. Usta okçu bu yaşlı adamın davranışlarında garip bir şeyler sezdi.

Yaşlı adam çok yavaş hareket ediyor, yavaş konuşuyor ve tuhaf hareketler yapıyordu.

Doğrusu usta okçu bu yaşlı adamın, gördüğü tam ortasından vurulmuş hedeflere ok atabilecek güçte ve becerideki okçu olmasından şüphe duymuştu.

Adama merakla sordu “Ormanda ve burada gördüğüm hedeflere ok atan kişi siz misiniz?”.

Yaşlı adam cevap vermeden başını salladı.

Usta okçunun şaşkınlığı giderek artıyordu, “Peki, nasıl başarıyorsunuz?” diye merakla sordu.

Yaşlı adam okçunun neye şaşırdığını anlamamış gibi baktı cevap verdi, “Herkes yapabilir aslında. Oku attıktan sonra, biraz boya alıyorum ve okun etrafında hedefi çiziyorum”.

İşte iktidar partisi bir haftadır okun etrafını çiziyor.

Benden söylemesi…