Artan girdi maliyetleri ve üreticinin gelir kaybına vurgu yapan Ergun, “Üretici sadaka değil, hakkını istiyor” dedi.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti tarafından verilen araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye genelinde zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Üretim maliyetlerinin hızla yükseldiğini, buna karşılık açıklanan alım fiyatlarının üreticinin giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını belirten Ergun, zeytin üretiminin sürdürülebilirliği açısından acil önlem alınması çağrısında bulundu.
Türkiye’de 41 il ve 270 ilçede zeytin ve zeytinyağı üretimi yapıldığını, yaklaşık 2 milyon vatandaşın geçimini bu sektörden sağladığını ifade eden Ergun, üreticilerin artan maliyetler ve borç yükü altında ezildiğini söyledi. Mevcut koşulların devam etmesi halinde zeytinin dalda kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Ergun, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına dikkat çekti.
“GİRDİ MALİYETLERİ 4-5 KAT ARTTI”
Zeytin üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları somut örneklerle anlatan Ergun, son dört yılda tarımsal girdi maliyetlerinde yaşanan artışa karşılık üreticinin alım gücünün gerilediğini vurguladı.
Ergun, dört yıl önce bir kilogram zeytin satarak yaklaşık üç litre mazot alabilen üreticinin bugün aynı miktardaki zeytinle yalnızca yarım litre mazot alabildiğini ifade etti. Aynı dönemde 500 liraya alınabilen gübrenin fiyatının 1.200 liraya yükseldiğini, işçi yevmiyelerinin ise 300 liradan 2 bin ila 2 bin 500 lira seviyesine çıktığını belirtti.
Girdi maliyetlerindeki artışa rağmen zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının gerilemesini eleştiren Ergun, üreticinin ekonomik olarak sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini dile getirdi.
“ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR”
Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin öfkeli, kırgın ve umutsuz olduğunu söyleyen Ergun, üreticinin emeğine rağmen yeterli gelir elde edemediğini, borçlarını ödemekte zorlandığını ve gelecek sezon üretim yapabilme konusunda kaygı yaşadığını ifade etti.
Üreticinin ayrıcalık ya da haksız kazanç talep etmediğinin altını çizen Ergun, çiftçilerin temel beklentisinin emeklerinin karşılığını alabilmek olduğunu belirtti.
Ergun, “Zeytin ve zeytinyağı üreticisi sadaka değil, hakkını istiyor” diyerek iktidara üreticilerin yaşadığı sorunlara çözüm bulma çağrısında bulundu.
İYİ PARTİ’DEN DÖRT MADDELİK DESTEK ÖNERİSİ
Konuşmasında zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin desteklenmesi için atılması gereken adımları da sıralayan Ergun, şu talepleri dile getirdi:
- Kilogram başına en az 50 lira doğrudan zeytin ürün desteği verilmesi, mazot desteklerinin artırılması.
- Üreticiyi maliyetlerin altında ezdirmeyecek adil bir taban fiyat politikası uygulanması.
- Gübre, ilaç ve diğer temel tarımsal girdilerin sübvanse edilmesi.
- Zeytin ve zeytinyağı ihracatına kilogram ve litre başına ihracat teşviki sağlanması.
Bu adımların hayata geçirilmesinin üretimin devamlılığı açısından kritik önem taşıdığını belirten Ergun, üreticinin bugün desteklenmemesi halinde gelecekte Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin zarar görebileceği uyarısında bulundu.
“ÜRETİCİ ÜRETİMDEN VAZGEÇERSE BEDELİNİ 86 MİLYON ÖDER”
Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin korunmasının yalnızca çiftçilere yönelik bir destek politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ergun, konunun Türkiye’nin tarımsal geleceği ve gıda güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi.
Üreticinin üretimden çekilmesinin yalnızca çiftçileri değil, bütün toplumu etkileyeceğini belirten Ergun, iktidara maliyetleri dikkate alan, üreticinin emeğini koruyan ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlayan politikalar geliştirme çağrısı yaptı.
Ergun, konuşmasını zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarının görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı ve İYİ Parti’nin araştırma önergesine destek istedi.




