İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, artan üretim maliyetleri, düşen ürün fiyatları ve ağırlaşan borç yükü nedeniyle zor günler geçiren zeytin ve zeytinyağı üreticileri için iktidara çağrıda bulundu. Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ve zeytinin dalda kalma riski bulunduğunu belirten Ergun; kilogram başına en az 50 lira doğrudan ürün desteği, artırılmış mazot desteği, adil taban fiyat ve borç yapılandırması dahil altı maddelik çözüm önerisini açıkladı.

İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, düzenlediği basın toplantısında Türkiye genelinde zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlara dikkat çekerek, üreticinin desteklenmesi için somut adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi.

Artan gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetlerine karşın ürün fiyatlarının üreticinin giderlerini karşılamaktan uzak kaldığını belirten Ergun, mevcut koşulların tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini ifade etti. Üreticilerin borçlarını ödemekte, ailelerinin geçimini sağlamakta ve gelecek sezonun hazırlıklarını yapmakta zorlandığını kaydeden Ergun, mevcut tablonun devam etmesi halinde bu yıl zeytinin dalda kalma riski bulunduğunu dile getirdi.

“ÜRETİCİ AYNI EMEĞİ VERİYOR, ANCAK SATIN ALMA GÜCÜ GERİLİYOR”

Türkiye'de 41 il ve 270 ilçede zeytin yetiştirildiğini, yaklaşık 2 milyon vatandaşın geçiminde zeytinciliğin önemli bir yer tuttuğunu belirten Ergun, sektörün yaşadığı sorunların yalnızca ekonomik göstergelerle değerlendirilemeyeceğini söyledi. Zeytin üreticilerinin bir yıllık emeklerinin karşılığını hasat döneminde alamadığını vurgulayan Ergun, üreticilerin hem mevcut borçlarını ödemeye hem de yeni üretim sezonunun maliyetlerini karşılamaya çalıştığını ifade etti. Üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki makasın giderek açıldığına dikkat çeken Ergun, açıklanan alım fiyatlarının üreticinin artan giderlerini karşılamaya yetmediğini, bazı fiyatların ise geçen yılın altında kaldığını belirtti. Üreticinin satın alma gücündeki gerilemeyi mazot örneğiyle anlatan Ergun, 2022 yılında bir kilogram zeytin satan üreticinin yaklaşık üç litre mazot alabildiğini, bugün ise aynı miktarda zeytin karşılığında ancak yarım litre mazot satın alabildiğini söyledi. Ergun, “Bir kilogram zeytinin karşılığı üç litre mazottan yarım litre mazota gerilemişse burada söz konusu olan yalnızca fiyatlar değildir. Üreticinin satın alma gücündeki derin kayıp, yoksullaşma ve bunalımdır” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇİFTÇİNİN DAYANACAK GÜCÜ KALDI MI?”

Zeytin üreticilerinin artan maliyetler ve düşen gelirler nedeniyle ciddi bir geçim mücadelesi verdiğini belirten Ergun, üreticilerin borçlarını ödeme, ailelerinin ihtiyaçlarını karşılama, çocuklarının eğitim masraflarını üstlenme ve Bağ-Kur primlerini yatırma konusunda zorlandığını ifade etti. Üreticinin gelecek yılın üretim hazırlıklarını hangi kaynakla yapacağının da belirsizliğini koruduğunu kaydeden Ergun, çiftçiden sürekli fedakârlık beklenmesine tepki gösterdi. Ergun, üreticinin yıllardır emeğinin karşılığını alamadığını ve geleceğini öngöremediğini belirterek, mevcut şartlarda çiftçinin dayanma gücünün kalmadığını dile getirdi.

Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun AK Parti'ye katıldı
Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun AK Parti'ye katıldı
İçeriği Görüntüle

“ÜRETİCİNİN TALEBİ SADAKA DEĞİL, HAKKIDIR”

Zeytin üreticilerinin yaşadığı sıkıntıların her birinin arkasında bir aile, ödenmesi gereken borçlar ve karşılanması gereken temel ihtiyaçlar bulunduğunu vurgulayan Ergun, hasat döneminin üretici açısından yalnızca ürün toplama süreci olmadığını söyledi. Üreticilerin bir yandan işçi ücretlerini ve borçlarını ödemeye, diğer yandan ailelerinin geçimini sağlamaya çalıştığını belirten Ergun, hasat sonunda yeterli gelir elde edilememesinin gelecek sezonun hazırlıklarını da tehlikeye attığını ifade etti.

Üreticilerin ayrıcalık istemediğini vurgulayan Ergun, “Çiftçimizin talep ettiği şey sadaka değil, hakkıdır; ayrıcalık değil, adalettir” mesajını verdi.

İYİ PARTİ’DEN ZEYTİN ÜRETİCİLERİ İÇİN 6 MADDELİK ÖNERİ

İYİ Parti olarak zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin yaşadığı ekonomik darboğazın aşılması için somut desteklerin hayata geçirilmesini istediklerini belirten Ergun, iktidara yönelik çözüm önerilerini altı başlıkta sıraladı:

1. Doğrudan ürün desteği: Zeytin üreticisine kilogram başına en az 50 lira doğrudan ürün desteği verilmesi.

2. Mazot desteği: Üreticilerin artan akaryakıt giderlerini hafifletmek amacıyla mazot desteklerinin artırılması.

3. Adil taban fiyat: Üreticinin gerçek maliyetlerini esas alan bir taban fiyat politikası uygulanması ve çiftçinin ürününü zararına satmaya mecbur bırakılmaması.

4. Tarımsal girdi desteği: Gübre, ilaç ve diğer temel tarımsal girdilerin maliyetlerini azaltacak desteklerin sağlanması.

5. Finansman ve borç yapılandırması: Zeytin ve zeytinyağı üreticilerine bankalar aracılığıyla düşük faizli finansman sağlanması; Tarım Kredi Kooperatiflerine ve bankalara olan borçlarının uygun koşullarda yapılandırılması.

6. İhracat teşvikleri: Zeytin ve zeytinyağı ihracatının kilogram ve litre başına teşviklerle desteklenmesi ve sağlanan teşviklerin üreticinin kazancına yansımasının güvence altına alınması.

Ergun, söz konusu adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirterek, üreticinin bugün desteklenmemesi halinde gelecekte tarımsal üretimin kaybedilebileceği uyarısında bulundu.

“ÜRETİCİYİ KAYBEDERSEK GIDA GÜVENLİĞİMİZ ZARAR GÖRÜR”

Zeytin ağaçlarının yetişmesinin yıllar aldığını, geçimini sağlayamayan üreticinin ise bahçesini çok daha kısa sürede terk edebileceğini belirten Ergun, üreticinin tarımdan çekilmesinin yalnızca çiftçiyi değil, tüketiciyi, kırsal ekonomiyi ve Türkiye'nin gıda güvencesini de olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Bu durumun ekonomik ve toplumsal sonuçlarının ülke genelinde hissedileceğine dikkat çeken Ergun, üreticinin yaşadığı sorunların ertelenmesinin çözüm anlamına gelmediğini vurguladı.

“ÜRETİCİNİN EMEĞİNİ KORUMAK TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ KORUMAKTIR”

Basın toplantısının sonunda iktidara çağrısını yineleyen Ergun, üreticilerin artan maliyetlerinin görmezden gelinmemesi, çiftçilerin borçlarıyla baş başa bırakılmaması ve emeklerinin değersizleşmesinin önlenmesi gerektiğini ifade etti. Zeytin ve zeytinyağının Türkiye'nin tarımsal zenginliğinin, üreticinin alın terinin ve milyonlarca insanın geçim kaynağının önemli bir parçası olduğunu belirten Ergun, üreticilerin sorunlarının çözülmesi için konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Ergun, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, borçlarını ödeyebildiği ve geleceğe güvenle bakabildiği bir üretim düzeninin oluşturulması gerektiğini vurgulayarak sözlerini “Üreticimizi yaşatacağız ki üretimimiz yaşasın. Üretimimizi koruyacağız ki geleceğimiz güvence altında olsun.” diyerek tamamladı: