ması istemiyle soru önergesi veren Ergun, Türkiye İş Kurumu tarafından eski hükümlülerin kendi işlerini kurmalarını desteklemek amacıyla yürütülen programın kapsamının açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanmasını istedi.

Ergun, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
“İŞKUR’un eski hükümlülerin yeniden toplumsal ve ekonomik hayata katılmalarını sağlamak amacıyla yürüttüğü destek programı kapsamında, 2026 yılında kişi başına 550 bin TL’ye kadar hibe verilebildiği kamuoyuna yansımıştır. Ancak son günlerde basında, PKK/KCK üyeliği ve benzeri terör suçlarından hüküm giymiş kişilerin de ‘eski hükümlü’ statüsü üzerinden bu destekten yararlanabileceği yönünde ciddi iddialar yer almaktadır.
Kamu kaynaklarıyla finanse edilen bu desteğin kimlere, hangi ölçütlere göre verildiğinin şeffaf biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Terör örgütü üyeliği, terör örgütüne yardım veya terörizmin finansmanı gibi suçlardan kesinleşmiş hüküm giyenlerin destek kapsamına alınıp alınmadığı Bakanlık tarafından açıkça belirtilmelidir.”

Ahbap'ın deprem bağışları soruşturmasında 5. dalga! 20 ilde operasyon
Ahbap'ın deprem bağışları soruşturmasında 5. dalga! 20 ilde operasyon
İçeriği Görüntüle

Ergun, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:

1. “Terör suçlarından kesinleşmiş hüküm giymiş kişiler, mevcut mevzuat kapsamında ‘eski hükümlü’ kabul edilerek İŞKUR’un 550 bin TL’ye kadar olan kendi işini kurma hibe desteğinden yararlanabilmekte midir? Bu kişiler bakımından herhangi bir istisna veya başvuru engeli bulunmakta mıdır?

2. Basına yansıyan ‘PKK’dan hüküm giyene de 550 bin TL hibe yardımı’ iddiası gerçeği yansıtmakta mıdır? İddia doğru değilse Bakanlık kamuoyunu bilgilendirecek midir? Doğruysa terör suçlarından hüküm giymiş kişilere bu desteğin verilmesinin hukuki dayanağı nedir?

3. İddiaların doğru olması hâlinde, 2026 yılında terör suçlarından hüküm giymiş kaç kişinin programdan yararlanması öngörülmektedir? Bu kişilere aktarılması planlanan toplam kamu kaynağı ne kadardır?”

Ergun, kamuoyunda tartışmaya neden olan iddiaların Bakanlık tarafından gecikmeksizin açıklığa kavuşturulması ve kamu kaynaklarının hangi kişi ve gruplara, hangi hukuki ölçütler doğrultusunda aktarıldığının şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini vurguladı.