Antalya'da CHP Alarmı! İstifa Dalgası Çığ Gibi Büyüyor

Antalya Muratpaşa'da başlayan istifalar Kaş'ta 17 belediye meclis üyesinin ayrılmasıyla yeni bir boyut kazandı. CHP'nin güçlü olduğu Antalya'da yaşanan gelişmeler, yalnızca yerel siyaseti değil, Türkiye'deki muhalefetin geleceğine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi.

Sizin de bildiğiniz gibi siyasette bazı kırılmalar vardır; önce kimse önemsemez.

"Üç beş kişi ayrıldı" denilir.

"Yerel bir tartışma" diye geçiştirilir.

Ama sonra o küçük çatlak büyür, fay hattına dönüşür ve artık sadece bir İl, ilçeyi değil, bir partinin geleceğini konuşmaya başlarsınız.

İşte Antalya'da yaşanan tam olarak bu.

Önce CHP Muratpaşa İlçe Örgütü dağıldı.

Ardından ilçe yönetimi topluca istifa etti.

Sonra Muratpaşa Belediye Meclisi'nde ilk kopuşlar yaşandı. CHP Grup Sözcüsü Mümtaz Köse ile belediye meclis üyeleri Mustafa Düzenli ve Gülen Ercan partilerinden ayrıldı.

Bunla d yetmezmiş gibi: kulislerde yeni istifaların geleceği konuşuluyor.

Henüz bu gelişmelerin yankısı dinmeden bu kez Kaş'tan çok daha çarpıcı bir haber geldi.

Tam 17 CHP'li belediye meclis üyesi partilerinden istifa ederek Yeni Parti saflarına geçtiği iddia edildi.

Eğer bu tablo doğruysa, artık ortada münferit istifalar değil, bana göre örgütlü bir siyasi çözülme var anlamına geliyor.

Üstelik mesele sadece meclis üyeleriyle de sınırlı da değil.

Akseki Belediye Başkanı İlkay Akça...

Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal...

Şimdi ise gözler Kaş Belediye Başkanı Erol Demirhan'a çevrilmiş durumda. Almış olduğum bilgilere Demirhan'ın da yıllık izninin ardından istifa edeceği öne sürülüyor.

Şimdi burada durup bir nefes almak ve hemen şu soruyu sormak gerekiyor.

CHP Antalya'da gerçekten neyi kaybediyor?

Oyunu mu?

Yoksa teşkilatını mı?

Çünkü seçim kaybetmek telafi edilebilir.

Ancak kendi yöneticilerinizi, belediye başkanlarınızı, meclis üyelerinizi ve örgütlerinizi art arda kaybetmeye başlıyorsanız, artık mesele sandık değil; parti aidiyetidir.

Bugün Antalya'da bu tablo, CHP'nin Türkiye genelindeki örgütsel dayanıklılığı açısından da ciddi mesajlar veriyor.

Bir siyasi partinin en büyük gücü belediye başkanları değildir.

Milletvekilleri de değildir.

Asıl güç, birlikte siyaset yaptığı kadroların aynı hedefe inanmaya devam etmesidir.

Eğer o kadrolar başka bir siyasi adresi tercih etmeye başlamışsa, orada yalnızca isimler değil, güven de yer değiştirmeye başlamış demektir.

Elbette her istifanın kendine özgü gerekçeleri vardır.

Kimi fikir ayrılığı yaşar.

Kimi yeni bir siyasi yol tercih eder.

Kimi ise mevcut yönetim anlayışına itiraz eder.

Bunların tamamı siyasetin doğal parçalarıdır ki: öyle de kabul ediyoruz.

Ancak aynı şehirde, kısa zaman aralıklarıyla ilçe örgütlerinin, belediye başkanlarının ve çok sayıda belediye meclis üyesinin peş peşe ayrılması artık bireysel tercih olarak açıklanamayacak kadar büyük bir fotoğraf ortaya koymaktadır.

Bir başka dikkat çekici nokta ise Yeni Parti'nin yükselişidir.

Kısa süre önce kurulan bir siyasi hareketin, özellikle CHP'nin güçlü olduğu bölgelerde bu ölçüde karşılık bulması, önümüzdeki seçimlerin dengelerini de değiştirebilir.

Ancak Yeni Parti açısından da asıl sınav şimdi başlıyor.

CHP'den ayrılan isimleri bünyesine katmak bir başarı olarak görülebilir.

Fakat bu kadroları ortak bir siyaset anlayışı etrafında buluşturmak, seçmene yeni bir hikaye sunmak ve bunu kalıcı hale getirmek çok daha zor olacaktır.

Önümüzdeki günlerde Kaş Belediye Başkanı Erol Demirhan'ın nasıl bir karar vereceği, Muratpaşa'dabeklenen yeni istifaların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve Antalya'nın diğer ilçelerinde benzer gelişmeler yaşanıp yaşanmayacağı yakından izlenecek.

Çünkü şu an konuştuğumuz, tartıştığımız şey birkaç istifa değildir.

Konuştuğumuz şey, CHP'nin kalesi olarak görülen Antalya'da siyasi dengelerin yeniden kurulup kurulmadığıdır.

Geçmişi okuduğunuz da siyaset tarihi üstüne basa-basa bize şunu defalarca göstermiştir:

Büyük değişimler çoğu zaman seçim gecesi başlamaz. Büyük değişimler, önce teşkilatlarda başlar. Sonra belediye meclislerine iner. Ardından sandığa yansır.

Kim bilir, belki de Antalya'da bugün yaşanan tam olarak budur.

Benden söylemesi…