-Fatih Sultan Mehmed’in ölümünden 33 yıl sonra kurulan Yarkand Hanlığı’nın elçisi, söz konusu filmde yer alıyor

Engin YILMAZ - ANKARA

İGFA - Milyonlarca izleyiciye ulaşan Mehmed: Fetihler Sultanı dizisi, tarihi bir hataya imza attı. “Dizideki hikaye ve karakterler tarihten ilham alınarak kurgulanmıştır” sloganıyla sunulan meşhur dizide, tarihte olmayan hikaye ve karakterlere yer vermesi, tepkilere yol açtı.

Miray Yapım tarafından hazırlanan ve TRT 1'de yayınlanan 'Mehmed: Fetihler Sultanı' dizisinin 66'ncı bölümünde, tarihsel olarak aynı dönemde bulunmadığı belirtilen kişi, devlet ve kavramların bir araya getirildiği sahneler karşısında Çin sessiz kalmadı. Dizide, 1514 yılında kurulan Yarkand Hanlığı'ndan bir heyetin 1451-1481 yılları arasında hüküm süren Fatih Sultan Mehmed'i ziyaret ettiği anlatıldı; heyetin sözcüsü olarak da Yarkand Hanlığı ile tarihsel bağının bulunmadığı ileri sürülen Ali Şir Nevai gösterildi.

Doğu Türkistan Yarkent Hanlığından geldiğini söyleyen Ali Şir Nevai’nin Fatih Sultan Mehmed’e söylediği, ““Çin, kudretiyle erkeklerimizi köle, kızlarımızı ise cariye etmeye karar kılmıştır. Orada yalnız korku vardır.” şeklindeki sözleri, Uygur Türkleri tarafından tepkiyle karşılandı.

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygur Türkü Mahmut Yakup, dizide mensubu olduğu topluluk ve Çin halkı hakkında gerçeğe aykırı, aşağılayıcı ve hakaret niteliğinde ifadeler kullanıldığı iddiasıyla Çin Hukuk Bürosu'na vekalet verdi. Söz konusu hukuk bürosu, hazırladığı belgeler doğrultusunda TRT Genel Müdürü Muhammed Ziyad Varol, TRT Genel Müdürlüğü, Miray Yapım, filmin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve senarist Ozan Bodur'a ihtarnameler gönderildi.

-TARİHE AYKIRI SAHNELER-

Tartışmanın merkezindeki sahneler dizinin 66'ncı bölümünün 43 ile 50'nci dakikaları arasında yer alıyor. Bölümde, 'Doğu Türkistan Yarkand Hanlığı'ndan geldiği belirtilen bir heyet Sultan Mehmed'in huzuruna kabul ediliyor. Heyetin sözcüsü olarak gösterilen Ali Şir Nevai karakteri, Çin'in bölgede yaşayan Türklere baskı uyguladığını anlatan bir konuşma yapıyor.

Tarihi belge ve bilgilere göre, Fatih Sultan Mehmed’in ölümünden 33 yıl sonra kurulan Yarkand Hanlığı’nın sözde elçisi Ali Şir Nevai, filmin senaryosuna göre Fatih Sultan Mehmed’e :“Çin, kudretiyle erkeklerimizi köle, kızlarımızı ise cariye etmeye karar kılmıştır. Orada yalnız korku vardır. Biz kafir Çin'den değil, kardeşlerimizin susan dilinden, unuttuğu yurttan korkarız. Feryat etmek isteriz amma kâfir Çin, yalnız mümin şanımızı değil, sesimizi susturmak ister. Biz de Türk'üz sultanım, dilenmeyi bilmeyiz. Biz buraya ekmek dilemeye, kan istemeye, pusat istemeye değil; biz buraya ses istemeye geldik. Eğer Anadolu Türkleri, Doğu Türkistan Türklerini hatırlarsa bağımız yeniden güçlenir, İpek Yolu yeniden konuşulur, üzerimizdeki baskı yıkılır, unutulmayız sultanım.” şeklinde sözler sarf ediyor.

Tarihsel belgelere göre, Fatih döneminde Çin Ming Hanedanlığı'nın bulunduğu Batı bölgesi, Moğol Cengiz Han'ın soyundan gelenler tarafından yönetilen yerel rejim Dongcha Hetai Han'ı, modern anlamda Çin devleti olmadığı belirtiliyor.

İtiraz görüşüne göre, söz konusu diyalog, dramatik kurgu sınırlarını aşmakta; bunun yerine tarih yapay şekilde kurgulanmakta, yanlış bir kavram olan “Doğu Türkistan” kullanılmak suretiyle halkın tarih algısı kasıtlı olarak yanıltılmakta, Çin’deki Han ve Uygur olmak üzere iki etnik grup arasındaki çelişkiler kışkırtılmakta ve bu durum, Sincan Uygurları da dâhil olmak üzere geniş Çinli izleyici kitlesi arasında son derece büyük bir memnuniyetsizlik yaratmaktadır. Ayrıca, o dönemde henüz mevcut olmayan Yarkent Hanlığı, var olan bir siyasi yapı gibi tasvir edilmekte ve Ali Şir Nevai, bu devletin temsilcisi olarak Fatih Sultan ile görüşen kişi şeklinde kurgulanmaktadır. Bu da gerçek tarihî şahsiyetlere saygısızlığın bir göstergesidir.

-BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANDI-

Davacı, Çin vatandaşı Uygur Mahmut Yakup’un vekâletiyle, Çin Sincan’daki ilgili tarih araştırma kurumu uzmanları tarafından 9 Haziran 2026 tarihinde, Türk televizyon dizisi Mehmed: Fetihler Sultanı hakkında uzman bilirkişi raporu düzenlendi. Uzman görüşüne göre, dizinin Sincan’ı konu alan bölümleri kurgusal bilgiler içermekte, tarihî olayları yanlış kronolojik sırayla sunmakta ve kamuoyunun tarih algısını ciddi şekilde yanlış yönlendirmektedir.

Rapordaki ilk itiraz, 'Doğu Türkistan' adlandırmasına ilişkin oldu. Belgede, Çin tarihindeki kaynaklarda Sincan'ın bu adla anılmadığı, 'Türkistan' kavramının Batılı kaynaklarda 18'inci ve 19'uncu yüzyıllarda coğrafi bir adlandırma olarak yaygınlaştığı ileri sürüldü. Uygur tarihçi Molla Musa Sayrami'nin 1908'de tamamladığı 'Tarih-i Hamidi' adlı eserinde bölgeyi 'Moğolistan veya Yedi Şehir Bölgesi' olarak adlandırdığı belirtilerek, dizide kullanılan kavramın 15'inci yüzyıla ait olmadığı savunuldu.

İkinci ve en belirgin itiraz, Fatih Sultan Mehmed ile Yarkand Hanlığı arasında kurulan ilişkiye yöneltildi. Raporda Sultan II. Mehmed'in 1451-1481 yılları arasında tahtta bulunduğu, Yarkand Hanlığı'nın ise Cengiz Han soyundan Said Han tarafından Eylül 1514'te kurulduğu kaydedildi. Buna göre Yarkand Hanlığı, Fatih Sultan Mehmed'in ölümünden yaklaşık 33 yıl sonra ortaya çıktı. Raporda bu iki siyasi yapının zaman bakımından örtüşmediği ve dizideki kabul sahnesinin tarihsel olarak mümkün olmadığı ileri sürüldü.

Üçüncü itiraz Ali Şir Nevai'nin konumuna ilişkin oldu. Raporda Nevai'nin 1441-1501 yılları arasında yaşamış Timurlu şair, bilgin ve devlet adamı olduğu, Herat ve çevresinde görev yaptığı, Hüseyin Baykara'nın hizmetinde bulunduğu ve hayatı boyunca Sincan bölgesine gitmediği belirtildi. Yarkand Hanlığı Nevai'nin ölümünden 13 yıl sonra kurulduğu için, Nevai'nin hanlığın sözcüsü veya elçisi olarak gösterilmesinin tarihsel verilere aykırı olduğu savunuldu.

Rapordaki dördüncü başlık Yarkand Hanlığı ile Çin hanedanları arasındaki ilişkilere ayrıldı. Belgede hanlığın Ming ve Qing hanedanlarıyla resmi ilişkiler yürüttüğü, unvan ve hükümdarlık onaylarını kabul ettiği, merkezi yönetimle elçilik ve haraç ilişkisi kurduğu ileri sürüldü. Bu nedenle dizideki 'baskı altında tutulan ve Osmanlı'dan yardım isteyen heyet' anlatımının tarihi kayıtlara uymadığı iddia edildi.

Raporun genel değerlendirmesinde, farklı yüzyıllara ve siyasi yapılara ait olayların tek bir sahnede birleştirildiği, tarihsel gerçeklik ile dramatik kurgu arasındaki sınırın aşıldığı ve bu anlatımın izleyicide gerçekmiş izlenimi oluşturabileceği belirtildi.

-UYGUR TÜRKÜ İHTAR ÇEKTİRDİ -

Tarihi hatalara imza atan diziye ilk itiraz, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygur Türkü Yakup'un bireysel başvurusuya ortaya konuldu.

Yakup, dizideki sahnelerin tarihî gerçeklerle bağdaşmadığını, kendisi ve mensubu olduğu topluluk hakkında yanlış bir algı oluşturduğunu ileri sürerek Çin Hukuk Bürosu'na vekalet verdi.

Yakup, söz konusu hatanın giderilmesi için TRT, yapım şirketi, yapımcı, senarist ve diğer sorumlular nezdinde gerekli girişimlerde bulunma yetkisi tanındığı hukuk şirketi, konuya ilişkin bilgi ve belgeler olduğu dosyayla birlikte Türkçe, Çince ve İngilizce dillerinde ihtarname hazırladı.

İhtarnameler, resmi yöntemlerle TRT Genel Müdürü Muhammed Ziyad Varol, TRT Genel Müdürlüğü, Miray Yapım, film yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve senarist Ozan Bodur'a ayrı ayrı gönderildi.

-“SORUMLULAR ÖZÜR DİLEMELİ”-

İhtarnamelerde dizinin 66'ncı bölümünde “tarihi gerçeklerin çarpıtıldığı, olayların ve kişilerin yanlış bir zaman çizelgesinde buluşturulduğu, kamuoyunun yanıltıldığı, Çin halkı ile Uygur Türklerinin aşağılandığı ve hakaret ile iftira niteliğinde ifadeler kullanıldığı” iddiaları sıralandı.

Dizinin başında yer alan 'Bu hikaye ve karakterler, tarihten ilham alınarak kurgulanmıştır” uyarısının tarihi kişi, devlet ve olayların açık biçimde kullanıldığı bir yapımda sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı ileri sürüldü. Milyonlarca izleyiciye ulaşan tarihî dizilerin, özellikle gençler ve öğrenciler üzerinde gerçek bir tarih anlatısı etkisi oluşturduğu savunuldu.

İhtarnamelerde TRT ve yapım ekibinden “kamuoyuna yönelik yazılı özür yayımlanması, tarihi gerçeklerle bağdaşmadığı ileri sürülen sahnelerin düzeltilmesi veya yayından kaldırılması, benzer içeriklerin yeniden kullanılmaması” talep edildi.

İhtarnamede ayrıca 30 gün içinde yazılı cevap verilmesi istenmesine rağmen, TRT Genel Müdürü Muhammed Ziyad Varol, TRT Genel Müdürlüğü, Miray Yapım, yapımcı Eyüp Gökhan Özekin ve senarist Ozan Bodur'un henüz yazılı bir cevap göndermediği öğrenildi.

-“TARİHİ YAPIMLAR TOPLUMLARI AYRIŞTIRMAMALI”

Çin Vatandaş ve Çin Şirketleri Hukuki Hak ve Menfaatlerini Koruma ve Yardımlaşma Derneği (ÇHD) Başkanı Zhao Yue, TRT 1'de yayınlanan "Mehmed: Fetihler Sultanı" dizisinin 66'ncı bölümünde yer alan sahnelerin tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini ve bu nedenle kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olduğunu söyledi.

Tarihi olayları konu alan yapımların milyonlarca kişi tarafından izlendiğini ve özellikle genç kuşakların tarih algısının şekillenmesinde önemli rol oynadığını belirten Zhao Yue, bu nedenle tarihi dizilerin yalnızca dramatik yönüyle değil, tarihsel doğruluğuyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Dizide Fatih Sultan Mehmed döneminde henüz kurulmamış olan Yarkand Hanlığı'nın varmış gibi gösterildiğini belirten Zhao Yue, tarihsel kronolojinin değiştirilmesinin izleyicilerde yanlış bir tarih algısı oluşturabileceğini söyledi.

Zhao Yue, Ali Şir Nevai'nin de Yarkand Hanlığı ile ilişkilendirilmesinin tarihsel verilerle örtüşmediğini iddia ederek, farklı dönemlerde yaşamış kişi ve devletlerin aynı olay örgüsü içerisinde bir araya getirilmesinin tarih biliminin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını öne sürdü.

Açıklamasında, dizide kullanılan "Doğu Türkistan" kavramına da değinen Zhao Yue, bu ifadenin söz konusu dönemin tarih kaynaklarında yer almadığını ve farklı dönemlere ait kavramların geçmişe taşınmasının tarihî olayların doğru değerlendirilmesini güçleştireceğini savundu.

Zhao Yue, tarihi yapımlar hazırlanırken yalnızca dramatik anlatımın değil, tarih araştırmalarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, senaryoların tarihçiler, akademisyenler ve alan uzmanlarının katkısıyla hazırlanmasının benzer tartışmaların önüne geçebileceğini ifade etti.

Tarihî yapımların toplumlar arasında karşılıklı anlayışı güçlendirmesi gerektiğini dile getiren Zhao Yue, "Geçmişi konu alan eserler, milletleri karşı karşıya getiren yeni tartışmaların değil, ortak tarih bilincinin gelişmesine katkı sağlayan yapımlar olmalıdır. Tarih, toplumların ortak hafızasıdır. Bu nedenle tarihi kişilikler ve olaylar işlenirken belgeye dayalı, özenli ve sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Zhao Yue, amaçlarının herhangi bir sanat eserini hedef almak değil, tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını düşündükleri hususların düzeltilmesini talep etmek olduğunu ifade etti.

Keçiören'de Hasan Erdoğan anıldı
Keçiören'de Hasan Erdoğan anıldı
İçeriği Görüntüle

-“TARİHİ YAPIMLAR DAHA TİTİZ HAZIRLANMALI”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Murat Erdal, tarihi olayları konu alan yapımların hazırlanmasında daha özenli davranılması gerektiğini söyledi.

Dizide, Çin Devleti'nin henüz kurulmadığı bir dönemde "Çin" ifadesinin kullanıldığını belirten Erdal, bunun tarihsel açıdan tartışmalara yol açabilecek bir hata olduğunu ifade etti.

Erdal, "Kanaatimce senaryo hazırlanırken yeterli özen gösterilmemiş. Çin Devleti'nin henüz mevcut olmadığı bir dönemde, sanki bugünkü anlamıyla Çin Devleti varmış gibi bir anlatım tercih edilmesi doğru olmamış. Tarihi senaryolar yazilirken tarihi zamanin sartlarinda degerlendirilmesi dusunulmeli. Cunku bu diziler milyonlarca kisiye ulastigindan gununuzde bir kaos olusturmasina neden olabilir. Tarihi diziler milyonlarca kişiye ulaştığı için, senaryoların daha titiz hazırlanması ve tarihî gerçeklerin uzman görüşleriyle desteklenmesi gerekir." dedi.