Bak İsmail ben olsam geri dönmem.
Fenerbahçeliliğim ağır bastı diyorsan onada katılmam.
O zaman bende sana “bir insan neyi söyleyeceğini bilmekten çok neyi söylemeyeceğini bilmeli” derim.
İstifa etmeyecektin o zaman.
Madem ettin dönme.
Neden biliyor musun?
İstifa tek taraflı bir karardır.
Ama 2 maç daha kaybet seni kapının önüne koyacaklar
İşte o zaman o inandığın adamlar o istifa etmedi biz gönderdik diyecekler.
Ve sen Fenerbahçe futbol tarihine gönderilen teknik direktör olarak geçeceksin.
Madem bugün spor’dan yazdık devam edelim o zaman.
Galatasaray’ı yazıyorsun Fenerbahçe’yi neden yazmıyorsun? Korkuyor musun? diye aradı arkadaşlar.
Ben ısmarlama yazı yazmam.
Benim doğru bildiğim her şeyi yazabileceğimi gözümün gördüğü hiç bir şeyden korkmadığımı öğrenememişler.
Büyük takım olmak için çok kupa almanıza gerek yok.
Son 15 yılda Türkiye’de yabancı bir antrenörün şampiyonluğu yok.
Bakın o pet şişeler atarak dün aşağılamaya çalıştığınız İsmail Kartal’ı ben sizin göremediğiniz gözleriniz ile anlatayım.
İsmail Kartal…
Fenerbahçe’yi tutmak ayrı şey,Fenerbahçe’li olmak ayrı.
Geçen geldiği dönemde Kasımpaşa maçından sonra yine bir grup İsmail Kartal’a, bağırdı üzerine yürüdü.Rize maçından sonra otobüs kurşunlandı. Kurşun ona da gelebilirdi. İsmail Kartal’ın oğlu babasından dolayı dayak yedi, eşi araçtayken sataşmaya uğraştılar. İsmail Kartal arabada neredeyse kavga edecekti.
Ama küsmedi…
Gel dediler ihtiyacımız var.
Geldi…
Parayı hiç konuşmadı.
Git dediler,gitti.
Takımı teslim aldığında takımı bırakın ilk 3’e girmeyi ilk 10’a girme şansı yoktu.
O takımı 2.yaptı şampiyonalar ligi oynama sırasına soktu.
Ve o hocaya bir veda gecesi düzenlediler.
Gecede gözyaşları sel oldu.
Cümlelerinin içindeki en can alıcı söz ve Hatta karakterini gösteren söz.
"Ne görev verildiyse onu en iyi yapmaya çalıştım."
Spor adamlığı’nın, dünyada ekmekten daha kısa ömürlü tek ürün olduğu dönemde ateşten gömlek giydi.
“Ben matematik bilmem. 4-4-2’den 3-5-2’den anlamam. Fenerbahçe çıksın,Fenerbahçe gibi oynasın, kazanır.”dedi.
Bu sefer Daha önceki Fenerbahçe teknik direktörlüğünde yaptıklarından farklı,fenerbahçede yaptıklarına benzemeyen bir şey yapmak isteyecek kadar hırslı ama bu yapmak istedikleri anlaşılmayacak kadar mütevazi bir ADAM’dır.
Futbol, zannedildiği gibi ayakla oynanmıyor, yürek'le oynanıyor.
Spor denilen kavram, illa bedenle yapılmıyor, ruh'la yapılıyor.
Tarihi başarısızlıklara rağmen 12 milyon euro alan imparator'ların 3.5 milyon euro daha almak için noterden ihtarname çektiği,panter kalecilerin sözleşmelerindeki paraya plonjon yaptığı ülkede…
Para pul istemedi.
Şan şöhret istemedi.
Sadece destek istedi
Birazcık destek.
Çok şey mi? İstedi be kardeşim.
Ona yaptıklarınızı Mourinho’ya yapsaydınız ya.