Kendimizi bildik bileli siyasetin içerisindeyiz.

Sayısını artık hatırlamadığımız kadar

-Cumhurbaşkanı

-Başbakan

-Bakan

-Milletvekili

-Belediye başkanı

gördük.

Özellikle 12 Eylül 1980 ihtilali sonrası kaç tane siyasi parti kuruldu, kaç siyasi parti iktidar oldu, Kaç siyasi parti tarihin tozlu raflarında yer aldı? Hatırlamıyoruz bile.

Ancak çok net bir şekilde söylememiz lazım.

Hiç bu kadar belirsizlik görmedik.

Özellikle 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimi ve 31 mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçim sonrası siyaseten yaşadıklarımız nerede ise 50 yıllık siyasete bedel.

Bir siyasi partiden seçildikten sonra başta iktidarda bulunan bir başka partiye geçen milletvekilleri her zaman vardı.

Muhalefet partilerinden birisinden seçilen bir belediye başkanının “bölgeme daha fazla hizmet gelsin” anlayışı ile iktidar partisine katılması da zaten öteden beri bildiğimiz bir alışkanlıktı.

Ancak son dönemde var olan geçişler kadar başka bir zaman dilimine şahit olmadık.

İdeolojilerin zaten epey bir zamandır hayatımızdan çekildiğini hepimiz biliyoruz.

Epey bir çalışma yapmamıza rağmen var olan seçimlerde milletvekili yada belediye başkanı seçilemediğimiz için o görevlerde bulunan birisinin parti değiştirirken hangi psikolojide olduğunu da bilmiyoruz.

Lakin bu göreve seçilenlerin birkaç gün önce söylediklerinin tam tersini yaparak başka bir siyasi partiye yönelmelerini de anlayabilmek mümkün değil.

Söz konusu geçişleri alt alta üst üste koyduğumuzda bu durumun daha iyi bir hayat ve daha fazla ekonomik sebeplerden olduğunu düşünmekteyiz.

Ancak işin ayarının kalmadığının da farkındayız.

Dolaysı ile en güvendiğimiz bir siyasetçi ile ilgili “parti değiştirimi?” şeklindeki soruya net bir cevap verecek durumda değiliz.

Bu durum ister istemez ortaya tam bir belirsizlik çıkartıyor.

Yarın sabah kimin hangi partiye geçeceği,

Kimin partisindeki bir olumsuzluk yüzünden istifa edeceğini hiç birimiz bilmiyoruz.

Hal böyle olunca iş dönüp dolaşıyor “artık ne olacaksa olsun” noktasına kadar dayanıyor.

Elbette bu belirsizlik siyaseten iyi bir şey değil.

El yordamı ile yapılan siyasetten hiç kimseye fayda gelmez.

Tüm ülkeye zarardan başka bir şey olmaz.