“Sen ertesi gün ne yaptın onu söyle bana...”

Cumhuriyetimizin 100.yılıydı.

Şöyle olacak böyle olacak dedik.

Uzun süredir yazılanlar,paylaşılanlar,
söylemler,paneller,tanıtımlar istenilen seviyede yapılmasada bir şekilde yapıldı.

Herkes büyük bir coşku ile kutlamaya çalıştı.

Herkes Atatürk’ün askeri olduğunu söyledi.

Ve 100.yıl kutlamaları bugün bitti.

103.yıldayız.

Peki…

Bir asır geçti,üzerine 3 yıl daha geçti.
Biz ne yaptık.

Önce hikayeyi anlatayım.

Sorumu en sonunda soracağım.

Bir gün ordudaki bir piyade birliğinin komutanı baş komutan Napolyon ile görüşme isteğinde bulunmuş. Napolyon adamın ne için görüşmek istediğini biliyormuş ve konuşmakta gönülsüzmüş ama generali kabul etmiş.

General kapıdan girer girmez birliği ile bir muharebedeki başarısını anlatmaya başlamış. Uzun süre savaş alanının detaylarını, savaşın nasıl zor olduğunu ve aldığı kararların ne kadar isabetli olduğunu anlatmış durmuş.

Coşku ile tekrar tekrar aynı şeyleri anlatıyor, ifadesiz boş gözlerle kendisine bakan imparatordan övgü ya da en azından olumlu paylaşım bekliyordu.
Napolyon ise hiç konuşmadan generali izliyordu, sonunda general aynı şeyleri tekrarlamaya başladı, defalarca aynı şeyleri anlattı ve sonunda durumun garipliğini fark edip sustu.

Bir süre sessiz bakıştılar sonra Napolyon sordu "Ertesi gün ne yaptın?"
General soruyu anlamadı boş gözlerle baktı ve "Anlamadım efendim" dedi.

Napolyon tekrarladı "Sana basit bir soru sordum, tamam anladım muharebeyi" dedi ve soruyu tekrarladı.
“Ertesi gün ne yaptın?"

Muharebeden sonra günlerini böbürlenmekte geçirmiş olan general bir şey söyleyemedi.

Eeee şimdi sorayım.

103.yıl bitti.

30 ekim sabahı yani
Cuma günü ne yapacaksın onu söyle.

Atandan aldığın gibi bir ülkeyi çocuklarına bırakabilecek misin?