Uzunca bir zamandır aynılaşan siyasette milletimiz;
Süleyman Demirel'in samimiyetini, Bülent Ecevit'in nezaketini,
Turgut Özal'ın çalışkanlığını, Necmettin Erbakan'ın imanını, Alparslan Türkeş'in mücadele cehdini arıyor!
Hiç merak etmeyin;
Bu büyük millet aradığı siyasetçi tipini İYİ Parti'nin saflarında bulacaktır!
Deyince sayın genel başkanımız…
Aklıma geldi.
Türk siyasi tarihinde liderlere hep bir lakap taktılar.
80 öncesinde 4 lider vardı.
Karaoğlan dediler Bülent Ecevit'e,
baba dediler Süleyman Demirel'e,
hoca dediler Necmettin Erbakan'a,
Başbuğ dediler Alparslan Türkeş'e.
1980 Sonrası biri çıktı Turgut Özal,
Tonton amca dediler.
2000 den sonra Tayyip Erdoğan çıktı Reis dediler.
Ve bu parti mensuplarına da bir isim taktılar.
CHP'lilere Ecevit’ci,
DYP'lilere Demirel’ci,
RP'lilere Erbakan’cı,
MHP'lilere Türkeş’çi,
ANAP'lılara Özal’cı,
AKP'lilere Tayyip’çi
dediler.
Ordu’dan Mersin’e,
Mersin Mut’tan Aksaray’a,
Nevşehir’den İstanbul’a
Batman'dan Kayseri'ye
Denizli'den Konya'ya
Aydın'dan Samsun'a
Antalya'dan Zonguldak'a
Rize’den Trabzon’a
gittiği her yerde “iktidara doğru, Dervişoğlu” diye bağırıyorlar.
Herkes başkanım demiyor “Abi” diyor.
Kısa sürede herkesin Abi’si oldu.
Partileri iktidar yapan kadınlardır.
Farklı coğrafyalarda yaşayan, kiminin saçı açık, kiminin kapalı, birbirini hiç tanımayan kadınlar adeta sözleşmişler gibi, ne etnik kökenden bahseden var, ne mezhepten, sadece fotoğraf çekilmek için birbirlerini eziyorlar.
“Ümidimiz sensin, kurtar bizi” diye bağırıyorlar.
Bana sorarsanız, sessiz çoğunluğun şapkaya da, takkeye de, poşuya da, kareli cekete de isyanı bu…
Abi devrimi yaşanıyor.
Demek ki bu ülkede Başbakan veya Cumhurbaşkanı olabilmek için ci'li cı'lı bir isme ,bir lakaba sahip olmalısın.
Şimdi bu gidişata göre sıra
Müsavat Dervişoğlu’nda.
Neden mi?
Lakabı; Abi
İYİ Partililere Müsavat’çı diyorlar.