Keşke Bazı aileler çocukları doğduğunda kulağına isim yerine birkaç kez ‘insan ol’ diye fısıldasaydı, biz de büyümüş hallerini isimleriyle anabilirdik.
Adını aldığı Ömer’in adaletini anlayabilseydi.
Dün Yerin Dibine Soktuğu Kapıda bugün Sığınak Arıyorlar.
Günün birinde koltuk kaygısı, ikbal hırsı ya da kişisel menfaatler ağır bastığında, düne kadar edilen o büyük sözlerin unutulduğunu görürüz. Yıllarca ilke, duruş ve dürüstlük söylemleri üzerinden prim yapan bu profil için saf değiştirmek onun için çok basittir.
Dün söylenen ağır sözler, video kayıtları ve demeçler yokmuş gibi davranılır.
Yaptığı bu kaymayı bir "uzlaşı" veya "memleket meselesi" olarak ambalajlamaya çalışır.
Dün eleştirdiği yere rüştünü ispat etmek adına, eski yol arkadaşlarına en sert saldırıları başlatır.
"Siyasette en büyük hezimet, kaybettiğiniz bir seçim değil; düne kadar sövdüğünüz kapıda el pençe divan durmak zorunda kalmanızdır."
Ya bunları geçtim.İYİ parti Genel başkanı içerdeki hainler ile uğraşmaktan dışarıdaki hainler ile uğraşamıyor.
Madalyonun diğer tarafında ise, kendi saflarından yetişen veya güvendiği isimlerin bu savrulmalarını izleyen, bir yandan dışarıdaki mücadeleyi sürdürürken diğer yandan bu iç çözülmelerle baş etmek zorunda kalan Genel Başkan bulunur.
Siyasi liderlik, sadece rakiple mücadele etmek değildir; aynı zamanda güvendiği dağlara kar yağdığında o soğukla baş edebilme dirayetidir.
Artık "yol arkadaşı" ile "yol kazası" arasındaki ince çizgiyi anlamak ve bir dahaki seçimde yol kazalarına mahal verilmeyecek listeler yazılmalı.