05 KASIM 2006
Türk siyasi tarihinden bir yıldız kaydı.
“İman etmezseniz cennete giremezsiniz,insanları sevmezseniz iman etmiş sağılmazsınız.”
“Hadis”
Adı Bülent ECEVİT
Ama herkes ECEVİT derdi.
ECEVİT’çiler vardı.
Karaoğlan dediler.
Kasketi,şiirleri hep ismiyle anıldı.
Aşk adamıydı.
Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’den sonra toprak kazandıran tek liderdi.
İngilizceyi Türkçe gibi konuşurdu.
Robert koleji mezunuydu.
Üniversite okusaydı kesin Cumhurbaşkanı olurdu.
5 kez Başbakanlık yaptı.
Nezaketinden,dürüstlüğünden,devlet adamlığından hiç taviz vermedi.
Kimseyle büyük harf ile bile konuşmadı.
Çiftçinin emekçinin dostuydu.
Din düşmanı diyenlere
Dedesinden kalan mirası diyanet vakfına bağışlayacak kadar müslümandı...
Türkiye demokrasisi için, üzerine tam oturacak bir elbise arayan ve bu arayışta zaman zaman savrulan ideolog..
Eşi Rahşan Ecevit’le beraber ülkeye, tertemiz bir aşk fonunda mütevazı bir siyasetçi yaşamı izleten, herkesin ittifak ettiği üzere ‘dürüst’ insan...
Dediğim dedik, inatçı, kimi durumlarda hizipçi bir karakter...
Lüks makam aracı istemeyen ve Başbakanlık Konutu’nun sadece bir odasını kullanan bir başbakan...
Bir lokma bir hırka’ düsturunu yansıtır biçimde, hiçbir zaman ‘malda mülkte, parada pulda’ gözü olmadı. Geride bıraktığı malvarlığı, Ankara Or-An’da bir daire ve Gölbaşı’nda küçük bir arsadan ibaretti.
Entelektüel açıdan verimli, yirmiye yakın eser kaleme almış, üniversite yıllarından itibaren ülke meselelerine kafa yormuş bir Cumhuriyet aydını... “Toprağı evimiz gibi sevdik seninle, birlikte sevdik kuru toprakta, ev küren köstebeği” dizelerini yazan, doğada kendini evinde gibi hisseden, romantik, bilge şair...
Bugün ölüm yıldönümü...
Seversiniz sevmezsiniz ama asla dürüst değildi diyemezsiniz.
Kabrin Nur mekanın cennet olsun.