Tübitak'a hayvanat bahçesinden
müdür atadılar…
İett otobüs müdürünü, devlet demiryolları'na genel müdür yaptılar.
Trene Piri Reis adını koydu!
Böylece, dünya tarihinde ilk kez trene denizci adı verilmiş oldu.
Bi ara, İstanbul belediyesi ulaşım müdürünü, THY'ye genel müdür yapmışlardı. “Ha vapur ha boeing, ikisi de aynı kapıya çıkar” diyemediği için “uçak ve metro birbirine az çok benziyor” demişti.
“Anayasa mahkemesi başkanı hukuk dersi verdi” diye manşet yapıyorlar, hukuk dersi veren anayasa mahkemesi başkanımız, aslında iktisatçı… Danıştay başkanımız desen, maliyede vergi raportörüydü. Çünkü, o da hukukçu değil, o da iktisatçı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2019 yılında Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’ne atadığı kişi kim?
veterinerdir.
Çok yetenekli bir arkadaştır.
Nikâh Memurluğu görevlerinde bulundu.
2014 yılından itibaren Muğla Büyükşehir Belediyesi Milas Mezbaha Tesislerinde sorumlu yönetici olarak görev yapmıştı.
Zamanında şehir tiyatrolarının başına kimi getirdiler biliyor musunuz?
Güreşçi…
İstanbul'a emniyet müdürü getirdiler.
Polis değildi.
Trabzon'da hastane imamını, aynı hastaneye müdür yardımcısı yaptılar. Düzce'de beden eğitimi öğretmenini, başhekim olarak atadılar.
Eeee böyle olunca bu seçimleri nasıl yapıyorlar ülkeyi nasıl liyakatlı kişiler ile yönetiyorlar bir hikaye ile anlatalım.
Başbakan'ın biri, şu "Bitmeyen Senfoni" niye yıllardır bitmiyor kardeşim diye merak etmiş ve bak bakayım şu işe diyerek, Kültür
Bakanı'na talimat vermiş...
Kültür Bakanı, bizzat yerinde incelemiş,
raporunu sunmuş:
"Altıtane obuacı var, 40 yılda bir zortluyorlar, sonra boş boş oturuyorlar, bunların işten atılması lazım.
Şef denilen adamı suç üstü yakaladım, birşey çalmıyor, beni görünce değnekle havada ıslık çalmaya çalıştı, sanki çocuk kandırıyor, kimin torpiliyle işe sokulduğunu araştırıyorum.
Piyanocuyu takdir ettim, plaket verdim, hem bir kişi,hem de masraf olmasın diye sandalyede bile oturmuyor, tabureyle idare ediyor.
18 tane kemancı saydım,hepsi aynı hareketi yapıyor, lüzumsuz israf, bence iki tanesi yeter.
Sordum soruşturdum, 16'lık notalarla çalıyorlarmış, 8'lik neyimize yetmiyor? Ben denettim, bir fark görmedim, gayet güzel oluyor. 16'lık çalanlara haybeden maaş ödemenin manası yok, asgari ücretliler aynı işi görür. Kemanın büyüğünü çalanlar gıy gıy sürtüyor, sonra onlar duruyor, üfleyenler vort vort aynısı tekrarlıyor. Halbuki hepsi aynı anda çalsa, iki saatlik konser, bir saate iner. Böylece, hem bilet fiyatları yarı yarıya ucuzlar, hem de salonda elektrik tasarrufu sağlanmış olur.
Bestekârı maalesef lakayıt bi adam, kendi konserine bile gelmemiş. (Ha bu arada bestekar Franz Peter Schubert 19 Kasım 1828, Öldüğü için gelememiştir.)Tensip buyurursanız,gerekli kaydırmaları yapıp, bitmeyen senfoniyi seçime kadar bitiririz. Arz ederim.
E hakediyoruz böyle yönetilmeye demek ki!