Cumhurbaşkanımız meclis açılışında ekonomi ile ilgili neler söyledi bir bakalım.

2026’nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü.

Yıllıklandırılmış millî gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı.

İhracatımız ağustos ayında yıllık 280,3 milyar dolarla rekor kırdı.

Geçen sene yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından tarımımız hızlı bir toparlanma kaydetti.

Turizmde, çevremizdeki çatışmalara rağmen güçlü seyrimizi koruduk. Yılın ilk altı ayında turizm geliri 25,7 milyar dolara ulaştı.

Savunma sanayisinde ise iki işi birden başardık. Hem yeni ürünlerle millî savunma sanayimizi güçlendirdik hem de bu alanda dünyaya satış yapan bir ülke olduk.

Yılın ilk 8 ayında savunma ve havacılık ihracatımız yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolara çıktı. Dış dengede sürdürülebilir bir noktadayız.

Cari açığın millî gelire oranının bu yıl yüzde 2,6’da kalmasını bekliyoruz. Enerji faturasının ağırlaştığı bir yılda bu oran, ekonomimizin ne kadar dayanıklı hâle geldiğinin göstergesidir.”

Kamu maliyesinde disiplinden sapmadıklarını, bu yıl bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3,1 ile sınırlamayı ve faiz dışı fazla vermeyi hedeflediklerini anlattı.

Şimdi bu açıklamayı dinleyenler ülkeyi 24 yıldır yöneten değil,yeni iktidar olmuş bir parti genel başkanı zanneder.

Konuşmayı dinleyince aklıma geldi.

İzmir’de yaşayanlar bilir.

"İzmir'de bir mağza vardı.
Moblyacı.
Vitrinnde devasa boyutlrda pankartla “Kapatıyoruz” yazyordu.
Kapatıyoruz'u gören içeri dalyordu.
Batan gemnin malları hesabı, piyasann en uygun fiyatı olsa olsa mağzasını kapatan mağzadadır diye düşnülüyordu.

Bir ay geçti.
İki ay gçti.
“Kapatıyoruz” yazan mağza hınça hınç doluyor, şakır şakr mal satıyor, biz açığız diyen mağzalar sinek avlıyordu.

Üç ay geçti.
Dört ay gçti.
“Kapatıyoruz” yazan mağzanın kapattığı mapatığı yoktu, aksine ciro rekoru kıryordu, şehrin en ünlü mobilya mağzası olmuştu.
Konu komşu birbrine anlatıyodu, fırsat bu fısat, aman kapatmadan gidin sandalye sehpa filan ne lazmsa kapın deniyodu.
Öbür mağzaların şikayeti ayyuka çıkınca mobilyaclar odasından bir heyet, “Kapatıyoruz” yazan mağzaya gitti…

“Kardeşim, kapatıyoruz kapatıyoruz diyosunuz, kapatığınız mapattığınız yok” denildi.
“Kapatıyoruz” yazan mağzanın sahibi ne dedi biliyor musunuz…

“Kardeşim, benim mağzamın ismi Kapatıyoruz, yoksa kapattığımız mapattığımız yok” dedi!

Meğer…

Kapatıyoruz'un sahibi Patent Enstitüsü'ne gitmiş ve markasını Kapatıyoruz diye tescil ettirmişti.
Yani aslında, kapattığı mapatığı olmadığı gibi, kapatmaya mapatmaya da niyeti yoktu.
Hatta, kendisini “uyanık” zanneden, “ucuza kaptığını” zanneden sayın ahalimiz sayesinde İzmr'e sığmamış, başka başka şehrlere de yeni yeni Kapatıyoruz mağzaları açmıştı!

Asrın liderimizin açıkladığı enflasyonla topyekün mücadele programı, budur.
Kendisini “uyanık” zanneden, “ucuza kapacağını” zanneden sayın ahalimize yönelik kelime oyunu laga lugasıdır.
seçim öncesinde avanta gıda kolisi yerine avanta emekli maaş zammı sepeti dağıtırlarsa, şaşılmamalıdır.