Öne Çıkanlar Bilecik cam kaşık Samsun Keşan Evgeny Grinko

SAKARYA (AA) - MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Fırat'ın doğusuna operasyon yapılmasına ilişkin, "Bu hususta Türkiye'nin ciddiyetini tüm dünyanın iyi bilmesi, iyi kavraması gerekiyor. Fırat'ın doğusundaki PKK/PYD unsurlarının temizlenmesi Türkiye adına olmazsa olmaz bir meseledir, zorunluluktur. Amerika Birleşik Devletleri, bu konuda Türkiye'nin kararlılığını iyi kavramak durumundadır." dedi.

Partisinin Sakarya İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bülbül, İl Başkanı Ahmet Ziya Akar ile bir araya geldi. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bülbül, Türkiye'nin, geleceği ve güvenliği açısından Fırat'ın doğusunda son derece önemli bir faaliyette bulunduğunu anımsattı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) kontrolünde güvenli bölge oluşturulması konusundaki çabaların devam ettiğini belirten Bülbül, Türkiye'nin bu konudaki ciddiyetini ve bunun ne kadar gerekli bir durum olduğunu bütün dünya kamuoyuna paylaştığını aktardı.

Bülbül, müttefiklik ilişkisi içerisinde bulunulan Amerika Birleşik Devletleri'nin, PKK/PYD unsurlarıyla Suriye'deki beraberliğinin Fırat'ın doğusundaki meselede önemli bir problem olduğuna değinerek, Türkiye'nin, güvenli bölgenin sadece kendi kontrolünde olması konusunda ısrarcı olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin, yanı başında ağır silahlarla teçhiz edilmiş PKK/PYD unsurlarının varlığını asla ve asla kabul etmeyeceğini vurgulayan Bülbül, "Bu hususta Türkiye'nin ciddiyetini tüm dünyanın iyi bilmesi, iyi kavraması gerekiyor. Fırat'ın doğusundaki PKK/PYD unsurlarının temizlenmesi Türkiye adına olmazsa olmaz bir meseledir, zorunluluktur. Amerika Birleşik Devletleri, bu konuda Türkiye'nin kararlılığını iyi kavramak durumundadır." diye konuştu.

Bülbül, Amerikan yetkililerinin açıklamaları değerlendirildiğinde, güvenli bölge oluşturulma konusunun zamana yayılmasına çaba gösterildiğinin anlaşıldığını aktararak, "Biz, Türkiye'nin herhangi bir ayak diremeye, geciktirmeye müsaade etmeyeceğini anlıyoruz. Türkiye'nin bu konudaki kararlılığı bizim sonuna kadar desteklediğimiz bir tavırdır. İnşallah Fırat'ın doğusuyla alakalı olarak yaşanacak gelişmeler Türkiye'nin hayrına olacaktır. Buradaki terör unsurları inşallah bir daha kafalarını kaldıramayacak şekilde bertaraf edilmiş olacaktır diye düşünüyorum." ifadesini kullandı.

- Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmaları

Doğu Akdeniz'le ilgili Türkiye'nin kararlılığının ölçülmeye çalışıldığını vurgulayan Bülbül, bu konuda bugüne kadar herhangi bir taviz verilmediğini, geri adım atılmadığını kaydetti.

Türk unsurlarının bölgede sondaj ve sismik arama faaliyetlerine devam ettiğini anımsatan Bülbül, "Burada sondajların neticesi ne olursa olsun, Türkiye hükümranlık haklarından ve Kıbrıs Türkleri'nin haklarından asla ve asla taviz vermeyeceğini ifade etmektedir. Bu önemli bir kararlılıktır. Belki yüz yılımızı etkileyecek çok önemli kaynakların bulunduğu Doğu Akdeniz havzasında Türkiye, 'Burası sadece ve sadece bana aittir' gibi bir anlayışa sahip değil. Türkiye diyor ki, 'Bu denklemin içerisinde Türkiye olmadan hiçbir şeye kavuşamazsınız. Hiçbir anlaşma uygulanabilme kabiliyetine kavuşamaz' diyor. Türkiye'nin içerisinde bulunduğu, uluslararası hukuka uygun, karşılıklı hak ve menfaatlere saygı duyan ve bunları gözeten bir anlayış içerisinde Doğu Akdeniz havzasında yapılabilecek bütün çalışmalarda Türkiye olumlu katkısını sunacaktır. Fakat yok sayan bir anlayış söz konusuysa Türkiye tabii ki, şu anda olduğu gibi 'Ben buradayım' diyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Siyasi partiler sorumlu davranmalıdır"

Bülbül, millete doğruları anlatmanın ve konuşmanın sadece iktidarların görevi olmadığını, milli meselelerde sorumluluk sahibi bütün siyasi partilerin ülke faaliyetlerinin gerekliliği konusunda kendi seçmenini doğru aydınlatması gerektiğini vurguladı.

'Sınırımızın ötesinde PYD olsun, bundan ne çıkar, bir problem olmaz' diyecek bir anlayışın Türk milletine, geleceğine hizmet edecek, onlara fayda sağlayacak bir bakış açısı olmadığına değinen Bülbül, şöyle devam etti:

"Bunların benzerlerini gerek Zeytin Dalı gerekse Fırat Kalkanı harekatlarında gördük. Şu an içine gireceğimiz işler, Türkiye'nin Fırat'ın doğusunda ve güvenli bölge konusunda atacağı adımlar çok ciddi adımlardır. Burada toplumsal desteğin tam manada temin edilmesinde büyük fayda vardır. Bütün siyasi partileri bu konuda sorumlu davranmaya davet etmemiz gerekiyor. CHP kanadından bir Suriye konferansının toplanacağı ifade ediliyor. Bunları son derece vahim gelişmeler olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'nin güvenli bölge girişiminde bulunmasının amacı bölgede güvenliği, huzuru ve barışı tesis etmektir. Bunu bir savaş girişimi olarak gösterip, 'Türkiye'deki savaşmak istiyor, biz de barışı teşvik ediyoruz' diye bir yaklaşım geliştirmek, Türkiye'de millete doğruları söylememektir. Bu noktada bütün siyasi partilerin sorumlu davranması gerektiğini ifade etmek istiyorum."



Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner194

banner146

banner182

banner196

banner76

banner181