Şunu belirtmeliyim ki, bu bilimsel bir makaleden farklı olarak kendi düşüncelerimi içermektedir. Gönül verdiğim ve âşık olduğum Türk Tarihi’ne bakışım ve aldığım ilhamdır. Türk adının tarih sayfasında görkemli duruşunun ilk sahibi Gök Türk Devleti; bilgeliği, âlimliği ile devlet adamı olmanın zirvesi de Bilge Tonyukuk’tur. Tonyukuk, bir devletin yönetiminde olması o devletin, o devleti kuran milletin uzun yıllar varlığını sürdürmesinde başat olan; cesur, kararlı, yeri geldiğinde devlet başkanını ikaz edebilecek bilgi ve birikime sahip aynı zamanda bir asker, bilgin ve vezirdir. Tehlikeyi sezen ve devleti yönlendiren bir danışmandır. Kendi adına diktirdiği yazıtında bir devlet adamında olması gerekenleri, Türk Devleti için gerekli olan şartların neler olduğunu, devletin varlığının sebebi olan millette bulunması gereken nitelikleri açıkça ifade etmektedir.

Vezirliği sırasında yapmış olduğu işleri anlattığı yazıtı Türk ve dünya tarihinde bir ilk mahiyetindedir. Yazdıklarında bir nevi sitem duyulsa da, kendine övgü olarak algılansa da, içeriği bakımından sade olsa da, Bilge Tonyukuk’un yazıtı sırlarla dolu bir devletin tarihin gök kubbesinde, o gün ki heybeti ile yükselmektedir.

Ahmet Bican Ercilasun Hoca’dan öğrendiğimize göre; Bilge Tonyukuk Yazıtı’nı, İlteriş Kağan’dan sonra devlet yönetimine geçen kardeşi Kapgan Kağan’a bir cevap olduğunu; kaybettiği vezirliğine Bilge Kağan zamanında dönmüş olsa da Kapgan Kağan’a olan öfkesini ifade edeceği, ayrıca Köl Tiğin Yazıtı’n da adı geçmediği için üzüldüğünü ve yaptıklarını anlatacağı, bir yol aramış ve bunu da Köl Tigin Anıtı’ndan sonra; Türk gibi sağlam, güçlü taşlara kazıdığı anıtını diktirerek Türk Tarihi’nin sarsılmaz ruhuna ve sonsuzluğa bırakmıştır.

Gök Türk Devleti; adımızın tarih sayfasında yer aldığı ilk devletimiz olarak ayrıca mukaddestir. Türklerin bir araya toplandığı, Kutlug İlteriş Kağan, Kabgan Kağan, Bilge Kağan, Köl Tiğin ve Bilge Tonyukuk gibi devlet adamları ve tabii ki İlBilge Hatun ile gurur kaynağımızdır. Günümüz şartlarında modern toplumdan söz etmek için Milli Devlet oluşumunu tamamlamış olmasına bakılır; toplumsal olarak ayakta kalmasının şartı budur. Gök Türk Devleti de Yüce Tanrı’nın Türk adına biçtiği büyüklüğün muazzam ve muazzez halidir.

Zaman bize söyler ki; seni tanıyan veya yâd eden son kişi öldüğünde yaşamamış sayılırsın. Orhun Yazıtları ve Bilge Tonyukuk Yazıtı gök kubbeye yükseldiği müddetçe, Türk’ün büyük adı tarihten ve medeniyetin yaratıcıları arasından silinemeyecektir. Bu muazzam anıtların o heybetli sesi ile bize seslendiği her gün devletimizin ve milletimizin büyüklüğünü ruhumuzda ve aklımızda duyup her yeni güne umutla, şevkle başlayacağız. Bilge Tonyukuk Anıtı’nda derki; Tanrı Türk Milleti’ne dedi ki: Sana Han verdim. Türk Milleti Hanını bırakıp Çine tabi oldu ve yok oldu. (1. Taş Batı Yüzü, Prof.Dr. Muharrem Ergin) Bilge Tonyukuk ayrıca bize Ötüken’in Türklerin yaşaması için en uygun yer olduğunu da ifade etmesi bakımından önemlidir.

Bilge Tonyukuk; bilgeliğini, cesaretini Türklerin mutluluğu, güçlü bir devlet sahibi olarak varlığını sürdürmesi için ömrünün sonuna kadar uyarılarına devam etmiş; Çinlilerin dahi çekindiği bir devlet adamı olarak görevini yapmış, Türk Zekâsı ve Türk Bilgeliğinin zirvesinde bir şahsiyet olduğunu göstermiştir. 2020 Bilge Tonyukuk Yılı ilan edilmesi ile Türk Yılı olmasının önünde engel olmadığı, çalışmalarımızın bu minvalde ilerlemesi, Türk Bilgeliğini dünyaya bir kez daha göstermek açısından büyük bir fırsattır. Bu fırsatın doğru kullanılması ilim ve sanat kollarında Tonyukuk’un adının bayraklaştırılması temennisi ile kutlu olmasını diliyorum. Tanrı Türk’ü Korusun.

Prof. Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN-Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi ve Prof.Dr. İlhami DURMUŞ’un “Bilge Tonyukuk” Makalesinden yararlanılmıştır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner266

banner263