Yapı denetim kuruluşlarına kesilen idari para cezalarına karşı üst derece yargı yolu

ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'daki, "yapı denetimi kuruluşlarına kesilen idari para cezasına karşı yapılan itiraz üzerine verilen mahkeme kararlarının kesin olduğunu" öngören düzenlemeyi iptal etti.

Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada uygulama konusu olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "İtiraz üzerine verilen mahkeme kararları kesindir." cümlesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Başvuru kararında, denetim görevini mevzuata uygun yerine getirmediği gerekçesiyle bir yapı denetim şirketi hakkında verilen idari para cezalarının çok yüksek miktarlara ulaşabildiği, bu sebeple bu kararlara karşı üst derece yargı yolunun açık olması gerektiği savunuldu.

Anayasa Mahkemesi, iptali istenen düzenlemeyi anayasaya aykırı bularak iptal etti.

Gerekçede, mahkemelerce verilen hükmün bir başka yargı mercii tarafından denetlenmesini talep etme hakkının, yargılamanın konusuna göre herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti kapsamında güvence altına alındığı belirtildi.

Hükmün denetlenmesini talep etme hakkının, tüm yargılamalar için geçerli olduğu vurgulanan gerekçede, idari para cezasına karşı yapılan itiraz üzerine verilen mahkeme kararlarının kesin olduğunu öngören kuralın, "hükmün başka bir mahkeme tarafından denetlenmesini talep etme hakkı"na sınırlama getirdiği kaydedildi.

İlgili kanun uyarınca verilen idari para cezalarının yüksek meblağlara ulaşabildiği, bunun kişinin mali durumu üzerinde yarattığı etki itibarıyla ağır ve ciddi bir yaptırım olduğu ifade edilen gerekçede, "Kişinin mali yönden oldukça ağır bir ceza ile karşı karşıya kalması sonucunu doğurabilen bu nitelikteki hükümlerin denetime tabi tutulmasının önemi yadsınamaz. Söz konusu hükümlerin denetime kapalı tutulmasıyla kişiye yüklenen külfet, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve usul ekonomisinin sağlanması amaçlarıyla da olsa haklı kılınamaz. Bu itibarla itiraz konusu kural, hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik orantısız bir sınırlama getirmektedir." tespitleri yapıldı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner214

banner212

banner182

banner213

banner76

banner181