Yazımızın başında bir kere özellikle belirtmek isteriz ki biz kendimizi bildik bileli her mübarek Ramazan ayında oruç tutmayı bir gün bile aksatmayan, Ramazan ayına denk gelen yurt içi yada yurt dışı seyahatlerimizde bile orucu bırakmayan yapıda bir insanız.

Bizim dışımızdaki insanların da oruç tutup tutmamaları, İslamın gereğini yerine getirip getirmemeleri ile ilgili de hiçbir derdimiz yoktur, Vatandaşın olan yada olmayan inançlarına, dünya görüşlerine saygı göstermeyi bir insani vazife olarak görür ve hayatımızı da bu şekilde devam ettirmeye çalışırız.

Ramazan ayına artık sayılı günler kaldı, Çarşı Pazar artık ramazan havasına girmiş, Ramazan ayında kılınacak teravih namazları ile ilgili camiler temizlenmeye başlamış durumda, Bu mübarek ayın uhrevi havasını çok iyi bilen birisi olarak işin doğrusu yapılan çalışmaları yerinde görüyor, tasvip ediyoruz.

Yıllar yılı Ramazan ayının gelmesi ile birlikte Yerel yönetimler birden bire Ramazan çadırı kurma, Sayıları artık yüz binler ile ifade edilen iftar sofraları oluşturmak adına adeta yarışır vaziyete gelmiş durumdalar.

Sağındaki, solundaki belediyelerin “Artık bu kadar olur” denilebilecek şekildeki İftar sofralarını gören herhangi bir belediye yönetimi de elindeki kıt kanaat imkanları bir ay boyunca iftar sofraları kurmak adına harcamak zorunda kalıyor.

Dikkat edin yıllardır İl-ilçe-belde belediyelerinin oluşturdukları iftar sofralarına oturan ve ismine “Protokol mensupları” denilen kitle hemen hemen aynı insanlar, Ramazan ayının birinci gününden itibaren gelen davetiyelere göre son güne kadar oruç tutsun tutmasın Protokol mensupları bütün bir ramazan ayını evlerinde bir akşam bile iftar yapamadan geçiriyorlar.

Biz son yıllarda artık canımızı sıkan ve “Bugün sen bana gel yarın ben sende olayım” diye sırf kamuoyu duysun diye kurulan iftar sofralarına katılmaktan vazgeçtik, Zaten her ramazan ayının başında sahip olduğumuz iletişim araçları ile “Lütfen bu ramazan ayında bizi iftara davet etmeyin bırakın iftarı evimizde aile bireyleri ile yapalım” çağrısında bulunuyoruz, bu Ramazan ayında da iftarlara katılmayacağız.

Pek çok kez hepimizin şahit olduğu gibi Belediyelerin hemen her gün düzenleyeceği iftar programları daha önceden kamuoyuna ilan ediliyor, kurulan sofralara iftardan saatler önce gelen vatandaş hava durumuna göre ya soğuktan donuyor ya sıcaktan yanacak duruma geliyor.

İftar saatinin yaklaşması ile birlikte başlatılan yemek dağıtma sırasında ortaya çıkan hangeme aşağı yukarı herkesin malumu, “Ben çorbayı alamadım, Çorbayı aldım ama soğuk, Yanımdakine benden daha fazla pilav gelmiş, Daha çok su içecektim, Herkesin eşit olduğu bu mübarek ayda yemek neden önce protokol mensuplarına dağıtılıyor” diye başlayan ve devam eden şikayetler çoğu zaman kazanmaya çalıştığımız sevabı günaha doğru yöneltiyor.

Belediyelerin görevi sırf gösteriş olsun diye iftar sofrası kurmak değildir, İftar sonrası vatandaşları otobüslere doldurup şehirleri dolaştırmak hiç değildir, “Yahu Yüksel Ercan belediyelerin tüm zararını bir aylık Ramazanamı bağlıyorsun “ diye soranlar olabilir, Bu soruya verilecek binlerce cevap var ancak ortada belediyeler açısından yüz sıkıntı varsa bunun bir tanesi de sözünü ettiğimiz İftar sofralarıdır.

İftar sonrası ise bilindiği gibi başka bir sorun, Hepimizin bildiği gibi İftar sofraları eğer varsa o yerleşim merkezinin sahillerinde eğer yoksa herkesin zaman geçirebileceği kent meydanlarında oluşturuluyor, izim vatandaşımızda yemek yedikten sonra ortaya çıkan çöpleri herhangi bir çöp kutusuna atmak, yada çıkan çöpleri görevlilerin işaret etiği bilemediniz elli metre uzaklıktaki alana bırakmak gibi bir alışkanlık olmadığından iftar bitikten sonra Belediyelerin temizlik işleri görevlileri saatlerce ortaya saçılan çöpleri toplamanın mücadelesini veriyorlar.

Ramazan ayında herkesin evinde iftarı yapabilecek ekmeği ve yanına katık yapabileceği zeytin-peyniri var olmayanlar içinde Valilikler-Kaymakamlıklar ile birlikte yapılacak organizasyonlar çerçevesinde erzak yardımı ihtiyaç sahiplerine pekala ulaştırılabilir.

Son 4-5 Ramazan ayında belediyelerin iftar sofraları için yaptıkları harcamalarda son derece fazla suistimal yaptıkları alınan yemek sayısının çok çok üzerinde rakamlar gösterildiği ve böylesi mübarek bir ayda bile rant sağlandığı ile ilgili yüzlerce haber olduğunu bütün Türkiye biliyor.

31 Mart tarihinde yerel seçim yapıldı, Edirne’den, Kars’a kadar aşağı yukarı bütün belediyeler iflas noktasında, Yapılan yanlış harcamalar dolayısı ile belediyelerin kasası boş, Bu günlerde hangi belediye başkanını arayıp “Nasılsın” diye sorsak aldığımız ilk cevap “Kasa tam takır, Ay başı geliyor yana yana personel maaşlarını toplamaya çalışıyoruz” oluyor.

Bu kadar sıkıntının içerisinde birde Belediyelerin üzerine bir ay boyunca oldukça fazla yük bindirecek  İftar sofralarının kurulması zaten akıl işi değil, İşte böyle bir ekonomik kriz içerisinde belki belediye başkanları da artık hiçbir anlamı kalmayan İftar sofralarını da hayata geçirmekten vaz geçerler diye düşünüyoruz.

Belediye başkanları  İftar sofraları oluşturmaktan vazgeçsinler bunun yerine yanlarına kurmay ekiplerini ve fazla abartıya kaçılmayacak şekilde iftariyelik alıp “Çat kapı” iftarlara gidip vatandaşların sofrasına otursunlar, hem iftar yapsınlar hem de vatandaşın sorunlarını sıkıntılarını birinci elden öğrenme imkanına kavuşsunlar.

Bırakın vatandaş iftarı evinde yapsın.

Bırakın kendisine özel sebepler dolayısı ile oruç tutamayan ancak iftar sofralarında görünmek gibi bir mecburiyeti olanlarda bu sıkıntıdan kurtulsun.

Vatandaş belediye başkanlarından daha temiz, daha sağlıklı,daha teknolojik, daha yaşanabilir yerleşim merkezleri bekliyor, bu sorunların üzerine gidin, Kentleri daha akıllı daha teknolojik bir yapıya kavuşturun.

Bu millet yüz yılardır Belediyelerin sofra yada çadırları olmadığı zamanlarda da oruç tutuyor, iftarı evinde ailesi ile komşuları ile yapıyordu, Vatandaşın tekrar o günlere dönmesine imkan tanıyın.

Herkes nerede istiyorsa iftarını orada yapsın, Belediye başkanları da daha çok ilgi odağı olacağım diye binlerle-on binlerle ifade edilen davetlilerin katıldığı iftar sofraları kurup vatandaştan topladıkları vergiler ile ağalık yapmasın.

Ağalık belediye bütçesinden değil kişinin kendi cebinden harcadıkları ile olur, Geçen dönem on binlerce insana hep bir arada iftar yaptırdım” diye övünen ve 31 Mart tarihinde aday gösterilmeyen eski belediye başkanları şimdi kendi ceplerinden aynı sayıda vatandaşa iftar sofrası kursunlar da görelim.

Yörük sırtından kurban kesme dönemi sona erdi artık..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner266

banner263